MACARİSTAN SEÇİMİNİ YAPTI: 16 YILLIK İKTİDAR SONA ERDİ

12 Nisan 2026 Pazar günü sandık başına giden Macaristan parlamento seçimini yaptı. 16 yıldır ülkenin başında olan Viktor Orban ve Fidesz Partisi rakibi Tisza Partisi ve genel başkanı Peter Magyar’ın karşısında ilk kez galibiyet alamadı. 199 sandalyeli Macar Parlamentosunda 55 sandalye kazanabilen Fidezs için bir hezimet olsa da Macaristan ve Avrupa için yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülüyor. Peki Macaristan’ı önümüzdeki dönemde neler bekliyor? Başta AB olmak üzere ABD ve Rusya’nın da yakından takip ettiği seçimlerin sonucu neler değiştirecek?

2010 yılından bu yana Macaristan’ın başbakanlık koltuğunda oturan Orban ülke tarihindeki en uzun süre iktidarda kalmış lider olarak görülmekte. Aşırı sağ ve otoriter bir siyaset izleyen Orban Avrupa’daki popülist sağcıların da rol modeli konumunda. Anayasayı daha otoriter bir şekle sokması, Avrupa Parlamentosunda veto hakkını çok sık kullanması, ülkeyi Rusya ile yakınlaştırması ve LGBT haklarına karşı çıkışlarıyla bilinmekte. Son dönemlerde AB’nin Ukrayna’ya verdiği desteği eleştirmesi ve veto haklarını kullanarak süreçleri yavaşlatmasıyla bilenen Orban hem ABD hem de Rusya ile görüşebilen Avrupa’daki tek liderdi.

12 Nisan Pazar günü gerçekleştirilen seçimde %38,43 oranında oy alarak ikinci parti olan Fidezs resmî sonuçlara göre 55 sandalye kazanabilirken 2024 yılında kurulan yeni bir parti olan Tisza ise %53,07 oyla tam 138 sandalye kazandı. Macar Parlamentosunda anayasa değişikliği yapılabilmesi için gereken 135 bandını geçen Tizsa Macaristan’a özgürlükler ve Avrupa yanlısı bir siyasi çizgi vaat ediyor. Katılım oranının %79’ları gördüğü seçim Macaristan tarihinde 1990’dan sonraki en büyük oran olarak kaydedilmiş durumda.

Peter Magyar

2024 yılında kurulan Tisza Partisinin 45 yaşındaki genel başkanı Peter Magyar’ın ülkenin yeni başbakanı olması bekleniyor. 2022-2024 yılları arası Fidezs Partisinde görev yaptıktan sonra partiden ayrılan Magyar Orban gibi bir hukukçu. Politik çizgi olarak Orban’dan çok da farklı bir siyasi görüşü temsil etmemekte. Fakat ülkedeki yolsuzluk iddiaları, özgürlüklere getirilen kısıtlamalar ve baskı rejimine karşı çıkmakta. Partide ise tek adam rejimini sürdüren Magyar klasik bir Avrupa Birliği yanlısı liberal siyasetçi duruşundan da uzak. Kendini milliyetçi ve dindar bir çizgide ifade etmekte. Macaristan’ı Avrupa Birliği içerisindeki Rusya yanlısı bir duruştan daha da Avrupa’ya entegre etmesi ve birliğin ortak değerlerine önem vermesi bekleniyor. Bununla birlikte Macaristan’a olan selefi göçüne de karşı çıkmakta. Orban gibi Ukrayna’ya olan AB desteğine karşı çıksa da yeni dönemde Ukrayna’ya karşı olan dilinin Orban’dan daha yumuşak olacağı düşünülmekte.

Dünya Medyasında Seçimler

Her iki üç senede bir seçimler yaşayan 27 üyeli Avrupa Birliğinde seçimler aslında o kadar da yabancı bir durum değildir. Fakat 16 yıldır iktidarda olan Viktor Orban’ın hezimeti bütün Dünyada konuşuldu. Seçimden iki gün önce X hesabında ABD Başkanı Trump’ın “Orban’a oy verin” şeklindeki açıklaması seçimlere dışarıdan nasıl müdahale edildiğini açıkça göstermiş oldu. Bununla birlikte seçim sonuçları Brüksel’de de olumlu olarak karşılandı.

Macar seçimleri Türk medyasında da yer aldı. Birçok medya platformunda “Macaristan’da seçimleri İYİ Parti kazandı.” gibi benzetmelere yer verildi. Tisza Partisinin siyasi profilinin ve ekonomik programının İYİ Partiye benzetildiği yorumlara karşın Türkiye’de liberal çevrenin en çok bilinen isimlerinden Cem Toker seçimler için “Macaristan’da seçimleri AK Partiden ayrılan Ali Babacan kazandı.” yorumunu yaptı.

Daha Avrupalı Bir Macaristan

Birçok gazeteci ve siyaset bilimciye göre Macar halkının istediği tek bir şey var. Avrupa’nın içinde daha Avrupalı bir Macaristan. Orban dönemindeki ülkenin Rusya ile yakınlaşmasına karşı çıkan özgürlük ve demokratik haklarını savunan insanlar için Tisza aslında tam bir anti-Orban figürü olarak görülmekte. Ülkede yolsuzlukların önlenmesi adına Magyar’ın vaatlerinden biri de Yolsuzlukla Mücadele Bakanlığının kurulması. Bir başka konu ise LGBT hakları. Viktor Orban’ın bu konudaki sert tutumu ve duruşu birçok cinsiyet hakları aktivistleri tarafından sertçe eleştirilere maruz kalmıştı. Öyle ki Orban’ın talimatıyla Macaristan “açıkça LGBT propagandası yapıldığı” gerekçesiyle 2019 yılından bu yana Eurovision Şarkı Yarışmasına bile katılmama kararı almıştı.

Magyar’ın bu konudaki tutumu ne olacak bilinmemekte fakat parti içerisinde tek adam rejimini sürdürdüğü ve kibirli biri olduğu bilinmekte. Avrupa ve Batı yanlısı politikalarının yanında Rusya’dan enerji bağımlılığını azaltma girişimi vaatleri arasında. Avrupa Birliği ile ilişkileri düzeltme ve hukuk devleti düzenlemelerini getirme niyeti oldukça açık. Birçok çevre tarafından yeni bir diktatör mü olacağı düşünülse de başbakanlık görevini 8 yıl ile sınırlama niyetinde. Macar halkının ise kendisinden tek bir isteği var. Avrupa’nın içinde daha Avrupalı bir Macaristan. Ve tabi mümkünse Viktor Orban’ın siyasi suçlu ilan edilerek o çok sevdiği Rusya’sına yollanması.

Yorum bırakın