Oyuncak, çocukların ve çocukluluğun olmazsa olmazıdır. Kimi zaman bir basit bir kumaş bebek veya hayvan figürü olarak karşımıza çıkarken kimi zaman da son teknoloji bir oyun konsolu olarak elimizde gezmekte. Çocukların yaratıcılığını ve hayal gücünü beslerken aynı zamanda gelecekteki karakterlerini, kendilerine verilecek toplumsal rol ve sorumlulukları belirlemeyi sağlıyorlar. Tarih boyunca neredeyse her medeniyette kullanılmış olan oyuncaklar çocukların cinsiyetlerinin toplumdaki rolüne, gelecekte seçecekleri mesleklerine ve hatta yaşadıkları aile ve/veya ülkenin ekonomik durumundan siyasi ideolojisine kadar özellikler yansıtmakta. İşte oyuncaklar hakkında bazıları az bazıları da öz bilinen kısa bir çalışma. İyi okumalar.
Çocukların büyüme ve gelişme çağında yanından eksik etmediği oyuncakların tarihi en az insanlık ve hayvanların tarihine kadar dayanmaktadır. İlk örneklerine MÖ 2600 yıllarında Mezopotamya’da rastlanan oyuncaklar kilden yapılmış insan ve hayvan figürlerini andırmaktadır. MÖ 2500’lerde Hindistan ve Mısır’da da örneklerine rastlanan oyuncakların pişmiş topraktan yapılma figürler oldukları görülmüştür. Bununla birlikte uçurtma ve ip gibi modası hiçbir zaman eskimeyen ve popülerliğini günümüzde dahi sürdüren oyuncaklar MÖ dönemde birçok medeniyette görülmektedir. Oyuncakların bu gelişimi çocukların büyüme çağlarında çevrelerindeki canlılardan ve büyüklerinden ilham almalarından kaynaklıdır. Büyüme ve gelişme çağında ebeveynlerini ve çevresindeki büyüklerini kendine örnek alan çocuklar oyuncak adını verdikleri her bir nesneye büyüklerinden gördükleri bir iş uğraşı yansıtmışlardır. Bu anlamda ortaya çıkan en popüler ve bilindik oyuncaklar bebekler, hayvan figürleri, silahlar ve iş araçları olmuştur.
Steiff Oyuncakları
Günümüzde oyuncak denilince akla gelen ilk şey şüphesiz ki oyuncak peluş ayıdır. Dünya üzerinde de en çok üretilen ve en popüler olan bu oyuncağın tarihi 1700’lü yıllara kadar uzanmaktadır. 1700’lü yıllarda kol ve bacakları hareket edebilen oyuncak ayı figürleri ahşaptan üretilmeye başlanmıştır. İlerleyen yüzyıl ise oyuncak endüstrisinde yeni bir dönemi başlatacak bir olaya şahit olacaktı. Almanya’da 1880 yılında kurulan Steiff Şirketi günümüzdeki peluş hayvan figürlerinin ilk örneklerini üretmeye başlamıştır. İlk olarak oyuncak peluş fil üreten şirket ilerleyen yıllarda kedi, köpek, domuz ve ayı gibi figürler de üreterek popülerliğini arttırmıştır.
Steiff Şirketinin kurucusu olan Margarete Steiff kendi el emeğiyle ürettiği bu oyuncakları önceleri arkadaşlarına hediye olarak vermiş daha sonra da satmaya başlayarak bu firmayı kurmuştur. 24 Temmuz 1847 yılında varlıklı bir ailenin kızı olarak Dünya’ya gelen Margarete Steiff 18 aylıkken geçirdiği havale nedeniyle iki bacağını kullanamaz hale gelir. Doktorların çocuk felci tanısını koydukları Margarete ailesinin maddi imkanları sayesinde mesleki eğitim alarak terzilik yapmaya başladı. Müzik enstrümanları da çalabilen Margarete çevresindeki insanlara müzik dersleri vererek bir dikiş makinesi satın aldı. 1877 yılında ilk olarak giysi atölyesi amacıyla açtığı işyerinde fil, fare, domuz gibi hayvan figürlerine ait tekstil kalıplarına rastlıyor. Keçe ve kuzu yünü gibi materyaller kullanarak ilk peluş hayvan figürlerini üreten Steiff ilk önce bu figürleri arkadaşlarına hediye amacıyla üretmiş daha sonra ise satmaya başlayarak popülerlik kazanmıştır. Steiff oyuncak figürlerinin çok sevilmesi ve talebin yükselmesi Margarete’in üretim hacmini da arttırmıştır. 1902 yılında Margarete’in yeğeni Richard Steiff tarafından tasarlanan ve üretime giren kol ve bacak eklemleri hareket edebilen oyuncak ayı figürü Amerika’da oldukça beğeni kazanmıştır. Öyle ki bu oyuncağa dönemin ABD Başkanı Theodore Roosevelt’in ismi verilmiş ve “oyuncak ayı” kavramı oyuncak tarihine böylelikle girmiştir. Steiff şirketi oturan, ayakta ve yatan şekilde tasarladığı ve ürettiği bu oyuncaklarını günümüzde halen aktif bir şekilde piyasaya sürmektedir. Steiff Şirketi günümüzde faaliyetini devam ettiren başta Avrupa olmak üzere Dünya’daki en eski oyuncak üreticisi markalarından biridir.

Annie are you ok?
Annie, are you okay?
So, Annie, are you okay?
Are you okay, Annie?
You’ve been hit by
You’ve been hit by a smooth criminal
Micheal Jackson’un 1987 yılında yayınladığı “Smooth Criminal” isimli şarkısında tam 42 defa geçen Annie’yi tanıyor musunuz? Oyuncak endüstrisinde bir devrim yaratan balmumu ve plastik bebeklerin gelişim sürecinde acıklı bir hikayesi olan Annie’ye bir bakalım. 1930’lu yıllarda Fransa Paris’teki Sein Nehri kıyısında sahipsiz ve kimliği belirsiz bir ceset fark edilir. Yapılan soruşturma ve otopsi çalışmalarında ortalama 16 yaşında olduğu tespit edilen kız çocuğunun intihar ettiği düşünülmektedir. Üzerinden herhangi bir kimlik çıkmayan bu kız çocuğunun en dikkat çeken özelliği ise yüzündeki o tebessüm ifadesidir. Bu huzurlu tebessümden etkilenen adli tıp doktoru kızın yüzünün balmumu bir kopyasını alır. O dönem Avrupa çapındaki oyuncak üreticileri tarafından duyulan bu olayın üzerine şirketler kızın yüzünün balmumu kapyasından pvc kalıplar alarak oyuncak bebek tasarımlarında kullanmaya başlarlar. İsmine “Annie Bebek” adı verilen bu oyuncak bebekler Avrupa çapında oldukça popüler hale gelir ve satışları patlar.

Fakat Annie sadece bir oyuncak bebek olarak kalmaz. 1958 yılında ABD’de Peter Safar isimli bir doktor günümüzde ilk yardımda kullanılan “suni teneffüsü” keşfeder. Bu yöntemi denemek ve anlatabilmek için Annie Bebek’ten sipariş eder. Böylelikle ilerleyen zamanlarda ilk yardım eğitimleri için kullanılmaya başlanan insan maketleri de Annie’nin yüzünü taşımaya başlayacaktır. Görüleceği üzere Annie sadece bir şarkı sözü olmanın ötesinde daha fazlasıdır.

Zenginlik, Rejim, Disney
Oyuncak endüstrisi de diğer birçok endüstri gibi tarih boyunca farklı gelişimler göstermiştir. Teknolojideki gelişmeler, farklı materyallerin daha kolay işlenebilir ve üretilebilir olması, dönemsel politik olaylar, toplumun yönelimleri ve cinsiyetlere yüklenen görev ve sorumluluklar oyuncak endüstrisini şekillendiren baş faktörler olmuştur. Sanayi Devrimi sonrası üretimin seri hale getirilmesi oyuncak sanayinde de bir büyümeye sebep olmuştur. 18 ve 19. Yüzyıllarda oyuncaklara erişim birtakım daha kolay ve ucuz olsa da zengin ve varlıklı ailelerin çocuklarına sundukları oyuncak çeşitliliği ve nitelikleri o ailelerin sosyo-ekonomik durumlarını her türlü yansıtmıştır. 18. Yüzyılda varlıklı bir Batı Avrupalı ailenin çocuğunun günümüzde bir kıyafet dolabı büyüklüğünde bir bebek evine sahip olması oldukça normal karşılanmaktaydı.
Oyuncak zaman zaman iktidarların rejimlerini halkına dayattığı bir yaşam biçimini göstermekteydi. 2. Dünya Savaşı ile 1900’lü yıllarda Sovyetler ve Demir Perde ülkelerindeki rejimlerin çökmesi arasında kalan yıllar oyuncak endüstrisi bir rejim propaganda materyaliydi adeta. Toplumda kadın ve erkeğe biçilmiş belirli kalıpların olduğu düşüncesiyle erkek çocuklar ve kız çocuklar için tasarlanmış belirli oyuncak kalıpları 50 yıla yakın boyunca Doğu Avrupa çocuklarının yaşamlarını etkilemiştir. Kız çocukları için bebekler ve mutfak araç gereçlerinin oyuncakları onlara iyi bir anne ve iyi bir eş, evine sadık bir kadın olma görevini biçerken erkek çocukları için tasarlanan silahlar, arabalar, tamir alet ve edevatları onları ileride iyi bir savaşçı, elinden her iş gelen bir insan ve aile için koruyup kollayıcı bir koca olma görevini yüklemiştir. Tabi ki de bu oyuncakların her biri tek tipti.
1980’li yıllarda başlayan ve Sovyetlerin dağılması sonucu etkisini daha da arttıran Amerika’nın kültür emperyalizminin en önemli ürünlerinden biri de şüphesiz ki Walt Disney’dir. Ağırlıklı olarak çocuklar ve gençlere yönelik yapımlara yer veren Walt Disney yarattığı karakterleri pazarlama adına oyuncak endüstrisine el atmıştır. Böylelikle günümüzde her birimizin bildiği o meşhur çizgi filim karakterlerinin oyuncakları tüm Dünya’da popüler hale gelmiştir.
Oyuncak kavramı tarihte çocuklar için ortaya çıkmış olsa da günümüzde yaş sınırı tanımayan bir metadır. İnsanın yaşı kaç olursa olsun içindeki çocuğun oyun ve oyuncak aşkı hala ayakta kalır. Üzgün olduğunuz bir anda belki de büyük bir peluş hayvana sarılıp uyumak size fazlasıyla huzur verir. Ya da çocukluğunuzdan kalma bir oyuncağınızla karşılaştığınızda geçmişinize dair güzel anılar gözünüzün önüne gelir. Peki oyuncak oynaması gereken yaşta çalışmak zorunda kalan ve hayatlarını kaybeden çocuklar? Onların en sevdiği oyuncakları neydi acaba? Ya da kendilerinin çocuk olduğunu iddia edip en güzel, en temiz evlatlarımızı hayatlarından koparan belirli bir jargona, saç kesimine ve fenotipe sahip olanlar? Suça sürüklendikleri iddia edilen bu caniler çocuksa oynadıkları oyunun ve oyuncakların adları ne acaba?


Yorum bırakın