BİR SİLAHLI TARAFSIZLIK ÖRNEĞİ: İSVİÇRE

 

 

Haziran 2024’te İsviçre Hava Kuvvetleri Avrupa’nın ortasında çok ses getiren bir askeri tatbikat gerçekleştirdi. 29 yıl aradan sonra ilk defa tekrarlanan tatbikattaki savaş uçaklarının karayollarına iniş ve kalkış denemesi İsviçre Ordusunun taktik ve manevra kabiliyetini bir kez daha gösterdi. Hava Kuvvetlerine ait bir F-18 savaş jeti A1 otoyoluna iniş ve kalkış yaparak olası bir kriz durumunda İsviçre Ordusunun ne kadar hazırlıklı olduğunu ortaya koydu. Peki tarihinde neredeyse sınırları hiç değişmemiş olan hem coğrafi hem ekonomik hem de siyasi olarak güçlü ve güvenli bu ülke neden bu kadar askeri potansiyeller barındırıyor?

İsviçre. Batı Avrupa’nın tam ortasında bulunan denize sınırı olmayan o ülke. Akıllara çikolatası, saatleri, kayak merkezleri, yemyeşil doğası ve ülke içerisinde barındırdığı uluslararası kuruluşların genel merkezleri ile geliyor. Kanton adı verilen 26 idari bölgeden oluşan bu ülke bir federal cumhuriyettir. Aynı zamanda BM Raporuna göre İnsani Gelişmişlik Endeksi sıralamasında birincidir. Haliyle kişi başına düşen milli gelir ve satın alma gücü anlamında da oldukça güçlü durumdadır. Ülkenin en büyük ekonomik faaliyetleri arasında ilaç, sigortacılık, banka ve finans sektörleri geliyor. Buna rağmen nüfusu 2024 yılı itibariyle sadece 8,8 milyon. Federal cumhuriyet olmasının yanında ülkede resmi olarak 4 dil konuşuluyor. En yaygını Almanca olmak üzere Fransızca, İtalyanca ve Romanş dili.

Uluslararası İlişkiler disiplini açısından da incelenmesi gereken bir ülke İsviçre. Zürih, Lozan, Cenevre ve Davos gibi şehirleri birçok uluslararası kurum ve kuruluşlara ev sahipliği yapmaktadır. Cenevre’de bulunan BM Binası BM’nin genel merkezi dışındaki en büyük ikinci yapısıdır. FIFA’nın genel merkezi Zürih’te, Uluslararası Olimpiyat Komitesi Lozan’da, her yıl Dünya liderlerinin sorunları konuştuğu Dünya Ekonomik Forumu Davos şehrinde bulunur. Bununla birlikte İsviçre aynı zamanda Dünya Sağlık Örgütü, Dünya Telekomünikasyon Birliği, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği, Dünya Ticaret Örgütü, UEFA, FIBA ve Avrupa Atom Enerjisi Kurumu (CERN) gibi kuruluşların da ev sahibi ülkesidir. Fakat İsviçre’yi bu kadar küresel bir merkez yapan başka detayları vardır. Coğrafyası, tarihi ve siyaseti.

Coğrafya Kaderdir, Tarih ise Tekerrürdür

İsviçre Konfederasyonu 1815 Viyana Kongresi ile devlet olarak bağımsızlığını ilan etmiştir. Ülkenin tarihine baktığımızda ise görülen en tuhaf durum sınırlarının neredeyse 1815’ten beri hiç değişmemiş olmasıdır. Bu durumun en büyük nedeni İsviçre’nin siyasi duruşu ve coğrafyasıdır. 1815 yılından bu yana tarafsızlık politikası izleyen İsviçre günümüze kadar hiçbir savaşa taraf olmamıştır. Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarında tarafsız kalarak savaşlara ve ittifaklara dahil olmamıştır. Bu politikasını Soğuk Savaş döneminde de devam ettiren ülke Hindistan ve Avusturya gibi ülkelerle “tarafsızlar bloku” olarak anılmaktadır. Tarafsızlık ilkesi gereği Avrupa Birliği’ne de üye olmayan ülke 2002 gibi oldukça geç bir tarihte Birleşmiş Milletlere dahil olmuştur. Sınır komşularına gümrük uygulamayan İsviçre Schengen Serbest Dolaşım üyesidir ve güvenlik kaygıları nedeniyle NATO gibi askeri kuruluşlara üye olma ihtiyacı duymamaktadır.

Bu tarafsızlık politikası tek başına değildir elbet. İsviçre’nin bulunduğu coğrafyası ülkeyi işgal edilemez bir hale getirmiştir. Avrupa’nın en yüksek noktası olan Mont Blanc İsviçre sınırlarındadır. Ülke Alp ve Jura dağları arasında kuruludur. Kara harekâtı ile fethedilmenin imkânsız olduğu bu ülke sahip olduğu engebeli coğrafyası ile günümüz tank ve piyade taktikleriyle fethedilemez haldedir.

Militarizm

Tüm bu coğrafi ve siyasi aktörlerin yanında İsviçre Avrupa’daki askeri faaliyetleri en yüksek olan ülkelerden biridir. Günümüzde zorunlu askerlik uygulamasının devam ettiği ender ülkelerden biri olan İsviçre’de 19 yaşına gelmiş her erkek vatandaş 18-21 hafta süren askerlik faaliyetini gerçekleştirmek zorundadır. Kadınlar ise gönüllü olarak orduya katılabilmektedirler. Bununla birlikte Türkiye, Güney Kore ve İsrail gibi ülkelerde yasak olan vicdani ret İsviçre’de serbesttir. İtfaiye, sosyal hizmet gibi alanlarda ortalama 340 gün görev yaparak vicdani ret hakkı kullanılabiliyor.

Denize kıyısı olmadığı için kara ve hava kuvvetlerinden oluşan ordu olası bir savaşa karşı her daim hazırda tutuluyor. Öyle ki İsviçre sahip olduğu coğrafyası gereği birçok krater gölü barındırmaktadır. Günümüzde halen bu göllerin diplerinde kullanıma hazır tutulan askeri mühimmatlar mevcut. İsviçre Hükümeti bu mühimmatları temizleme kararı alsa da bu işe bütçe ayıramıyor. Bununla birlikte 8 Haziran 2024 tarihinde İsviçre oldukça şaşırtan ve çok konuşulacak bir işe imza attı. İsviçre Hava Kuvvetlerine ait bir F-18 savaş uçağı A1 otoyoluna iniş ve kalkış tatbikatı gerçekleştirdi. Soğuk Savaş döneminde tarafsızlığını koruyan İsviçre ülke genelindeki otoyollarını olası bir kriz durumunda savaş uçaklarının rahat bir şekilde iniş ve kalkış yapabilmesine göre tasarlamıştır. En son 1995 yılında gerçekleştirilen otoyola iniş ve kalkış tatbikatı 2022 Şubat’ta başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı sonrası Rusya’ya uygulanan yaptırımlara İsviçre’nin de katılması tarafsızlık politikasında bir sapma mı olduğunu düşündürmeye başladı.

İsviçre’yi Ordusu Değil Coğrafyası Koruyor

Olası bir savaş durumunda askeri ve sivil havalimanlarının güvensiz ve kullanılamaz hale gelmesi durumuna karşın uçakların otoyollara iniş yapması oldukça yaygın bir durumdur. Bu durumu Rusya-Ukrayna Savaşı sırasında Ukrayna’ya ait Türk SİHA’larının kullandıkları yöntemlerde görmüş bulunmaktayız. Bununla birlikte İsviçre Avrupa’daki en dinamik askeri güçlerden birini ihtiyacı olmadığı halde barındırmanın yanında tarafsızlık ilkesine de sadık kalmaya çalışıyor. İsviçre Ordusu günümüzde BM Barış Gücü ya da NATO kapsamında herhangi bir görevde kesinlikle bulunmaz. Fakat olası bir tehdide ve askeri müdahaleye karşı hiç olmadığı kadar dinamik tutulur. İbn Haldun’un o meşhur sözü “Coğrafya Kaderdir!”. Aslında tam İsviçre’ye uygun bir sözdür. Sahip olduğu coğrafyası ülkeyi her türlü askeri işgale karşı korumuştur. Böylelikle 200 yıldır savaşsız ve tarafsız bir devlet oluşturmuş, sahip olduğu zenginlikleri ve prestijleriyle refah ve zengin bir toplum yaratmıştır.

 

Yorum bırakın