24 Şubat 2022 tarihinde başlayan Rusya’nın Ukrayna’ya karşı topyekûn savaşının üzerinden 1047 gün geçti. 1047 gündür yaklaşık Ukrayna topraklarının yüzde 11’ini kontrol eden Rusya 2014 yılındaki girişiminde yaklaşık yüzde 7’sini kontrol altına alabilmişti. Elbette bu işgal girişiminin savaş ekonomisi ve uluslararası kamuoyu açısından da yansımaları mevcut. Savaşın ilk günlerinden itibaren başlayan Rusya’ya karşı başta ABD ve AB olmak Batı dünyasının ekonomik, ticari ve siyasi yaptırımları savaşın üçüncü yılına doğru giderken Rus ekonomisine oldukça etki etti. Bu etkinin olumlu ya da olumsuzluğu tartışılabilir. Fakat 3. Yılına yaklaşan yaptırımların gölgesinde Rusya’da neler yaşandı hep birlikte bakalım.
2014 yılından beri gerilimin yüksek olduğu Ukrayna ve Rusya sınırında tansiyon 2022 Şubat’ında Rusya’nın askerî harekât başlaması ile hiç olmadığı kadar yükseldi. Rusya’nın savaş ilan ederek Ukrayna topraklarına girmesi sonucu konvansiyonel savaşlar 90’lı yıllarda Balkanlar’daki gelişmelerden sonra tekrar Avrupa sahnesine dönmüş oldu. Gelecekte NATO ve AB üyeliğine inanan Ukrayna ise arkasında bir Batı desteği hissederek mücadelesine başladı. Batı desteği sadece para, askeri malzeme ve insani yardımla kalmadı elbet. Rusya’nın mevcut işgal girişimini başarısızlığa uğratacak her adım denendi. Bunların en başında Batılı ülkelerin ekonomik, ticari ve siyasi ambargoları ile çok uluslu şirketlerin yaptırımları geliyor.

Caydırıcılık
Rusya’nın sahip olduğu enerji, demografi ve askeri yeteneklerine karşı Ukrayna’nın direnme gücü elbette kısıtlıdır. Başta NATO ve AB’nin olmak üzere Batı dünyasının desteğini arkasına alan Ukrayna adeta Batının (özellikle de NATO ülkelerinin) bir savunma hattına dönüştü. Ukrayna’ya askeri, maddi ve insani yardımların verilmesinin yanında “caydırıcılık” uygulaması da hayata geçirildi. Başta tüm AB ülkeleri Rusya’ya uçuşları iptal ederken Rus vatandaşlarına Schengen Vizesi konusunda ağırlaştırılmış hükümler ve kısıtlamalar getirdi. Bununla birlikte Rusya’daki yatırım ve şirketlerini çekmeye başlayan Batılı devletler Rus ekonomisini zarara uğratarak askeri harcamalara kaynak bulunamamasını ve ülke içindeki kötü ekonomik koşulların bir halk hareketlenmesini doğuracağını umdular. Fakat umulan bu şekilde olmadı. Hesaba katılmayan iki faktör bu durumu tersine çevirdi. Birincisi Rusya’nın oldukça fazla sınır komşusunun olması. İkincisi ise Avrupa’nın her kış muhtaç olduğu o kaynak: Doğalgaz.
Batılı Markaların Yaptırımları
Yaptırımlar ve konulan ambargolar sadece devletler bazında değil. Çok uluslu, Dünya çapında faaliyet gösteren, küresel markalar da bu yaptırımların bir parçası olmuş durumda. Başta ABD’li markalar olan Apple, Netflix, Coca Cola ve Mc’Donalds gibi şirketlerin yanında İsveçli IKEA, İspanyol Inditex Grubu, Fransız Total ve birçok sektörden şirket bulunmakta. İspanyol hazır giyim markası Inditex bünyesindeki Mango, Zara, Pull and Bear, Bershka gibi markalar Rusya’daki mağazalarını kapatma kararı aldı. İsveçli hazır giyim markası H&M ise Rusya pazarından olduğu gibi çekildi. Liste oldukça geniş. Mastercard, Visa ve PayPal gibi ödeme yöntemleri de Rusya’da varlıklarını durdurdular. Bununla birlikte Apple mağazalarını kapatırken otomobil devleri olan Mercedes, Volvo, BMW, Fiat, Renault gibi firmalar Rusya’daki faaliyetlerini durdurma kararı aldı. Oldukça popüler olan Coca Cola, Mc’Donalds ve KFC gibi gıda firmaları ise Rusya’dan çekildiler. Yaşanan bu gelişmeler sadece günlük hayatı değil aynı zaman da havacılık sektörünü de etkiledi. Lufthansa Technik, Boeing ve Airbus gibi şirketlerin üretim, bakım onarım ve hizmet gibi faaliyetlerini Rusya’dan çekmesi Rus Sivil Havacılığını etkilemiş durumda.
Alternatifler
Bu çekilmeler Rus Ekonomisini etkilediği gibi binlerce hizmet sektöründe çalışan insanın da işlerini kaybetmesine yol açtı. Fakat boykot ve yaptırımların açtığı boşluğu Rus şirketler doldurmaya başladı. Rusya bu yaptırımlar karşısında yaşanan boşlukları 3 farklı şekilde dolduruyor:
- Paralel İthalat: 2022 yılında Apple şirketi Rusya’yla her türlü ticaretini dondururken günümüzde hala yeni model IPhone ve IMac cihazlara ulaşabilmek mümkün. Rusya bunu 2022 yılında yasallaştırdığı “paralel ithalat yasası” ile gerçekleştirmekte. Bu yasaya göre Rusya ambargo konulan bu tür ürünleri Kazakistan, Çin, Gürcistan, Belarus ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerden ithal ederek iç piyasasına sürmekte.
- Taklit Etme: Mc’Donalds, Starbucks, Inditex, Coca Cola gibi küresel firmaların çekilmeleri ile açılan boşluğu aynı ürünleri farklı bir isim adı altında piyasaya sunan yeni firmalar türemiş durumda. Rusya genelinde yaklaşık 800’e yakın şubesi bulunan Mc’Donalds firmasının yerini Rus taklidi bir şirket aldı. Sibirya’daki Mc’Donalds işletmelerinin sahibi tarafından yeni bir isimle işletilen bu zincir restoranda satılan ürünler ve içerikler bire bir aynı. Starbucks Coffee’nin yerini Star Coffee, Coca Cola’nın yerini Dobry Cola alırken; İspanyol Zara markasının yerini Lübnanlı MAAG mağazası, IKEA’nın da yerini Belarus merkezli Swed House almış durumda.
- Millileştirme: 2022 yılında birçok Batı merkezli şirket Rusya pazarından yaptırım başlığı altında çekildi. Rus Hükümeti ise bu çekilmelerin yaşatacağı sermaye kaybını en aza indirebilmek için pazardan çıkacak firmalara vergi uygulaması getirdi. Bu nedenle birçok firma haklarını ve tesislerini oldukça düşük fiyatlardan elden çıkardı. Bu esnada birçok firma Rusya’daki varlıklarının kontrolünü kaybetti. Örneğin Danimarkalı bir üreticisi Carlsberg mevcut fabrikalarını yerel bira firmalarına, Citroen gibi otomobil üreten bir firma ise tesislerini kaptırarak Çin’den ithal edilen araç kitleriyle yeni modeller üretmeye devam etmekte.
Sonuç
Tüm bu yaptırımlar ve sermaye çekilmelerinin sonucunda Rusya milyarlarca dolar yatırım kaybetti. Bununla birlikte yabancı yatırımların istihdam ettiği iş gücü de işsiz kaldı. Rus Ekonomisi 2022 yılında %2.2 oranında daralırken alternatifleri sayesinde 2023 yılında %2.1 büyümeyi gerçekleştirebildi. Bu durum ilerleyen zamanlarda Rusya’nın Ukrayna’da savaşa devam edebileceğini gösterse de Rusya’nın tek kaybı sermaye değil. Savaşın başlamasında bu yana Rusya’yı terk eden on binlerce yüksek eğitimli Rus vatandaşının yanında Rusya ilan ettiği seferberlikler ile birçok iş gücünde istihdam ettiği gencini de cepheye gönderdi. Ülke genelinde bazı sektör ve meslek kollarında yaşanan bu kıtlık kolay doldurulabilecek bir durum değil. Bununla birlikte Rusya ile diplomatik, ekonomik ve ticari faaliyetlere devam eden ülkeler için Rusya yeni bir Pazar, yeni bir yatırım alanı haline dönüştü. Kazakistan, Belarus, Çin ve Türkiye gibi ülkeler kendilerine yeni ekonomik alanlar bulabiliyor. En önemlisi de Türkiye. Günümüzde Putin ile görüşen/görüşebilen tek devlet başkanı Cumhurbaşkanı Erdoğan. Batılı bir lider olan Erdoğan’ın ve hükümetinin savaşın en başından beri uyguladığı barışçıl denge politikası bu durumun en büyük nedeni. Dahası Türkiye çıkarları uğruna jeopolitik, ekonomik, siyasi, askeri ve ticari ilişkilerini gözeterek adeta bir denge politikası izlemiştir. Türkiye’nin en büyük doğalgaz ithalatını gerçekleştirdiği Rusya’ya karşın Milli Muharip Uçak KAAN’ın motorunu üreten Ukrayna Türkiye’nin iki tarafa da eşit davranmasını sağlamıştır. İstanbul Anlaşması ve Tahıl Koridoru gibi girişimlerin Türkiye ile gerçekleştirilmesi de bunun bir sonucudur. 80 yıl önceki devlet aklının Avrupa’yı kana bulayan Dünya Savaşında yaptığının aynısını bugün de gerçekleştirmesi akıllara bir cümleyi getirdi:
“Türk devlet aklı yaşıyor. Türk güvenlik bürokrasisi bazı fanatiklerin dışında 4000 senelik devlet aklıyla hareket eder.”


Yorum bırakın