2024 yılının bitmesine oldukça az bir zaman kaldı. Her sene olduğu gibi bu yıl da gerek Türkiye’de gerekse de Dünya’da oldukça şey yaşandı. Elbette hepsine burada yer verebilmemiz mümkün değil fakat yılın son günlerini yaşarken geçirdiğimiz bu yılın öne çıkan başlıklarına beraber bir bakalım. Bu yazının konusu 2024 yılının Dünya ve Türkiye gündeminde öne çıkan olaylarını anlatmaktadır. Keyifli okumalar.
Cumhuriyetimizin 100. Yaşını kutladığımız, bizler için oldukça uzun, sancılı, üzüntü dolu ve buruk bir tebessümle geçen 2023 yılının ardından 2024 yılını yeni hayaller ve umutlar ile karşıladık. “Türkiye Yüzyılı” söylemi ile 2. Yüzyılına başlayan Türkiye yılın ilk ayında Mustafa Kemal ATATÜRK’ün “İstikbal Göklerdedir!” sözüne yaraşan bir girişimi ile ilk Türk Astronotunu uzaya yolladı. Hava Kuvvetlerinde görev yapan Albay Alper Gezeravcı böylelikle uzaya giden ilk Türk oldu. Bununla birlikte yılın başından beri gündemimizden asla eksilmeyen konular da vardı. 31 Mart 2024 tarihinde gerçekleştirilecek yerel seçimler. Türkiye daha 7 ay kadar öncesinde genel ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinden daha yeni çıkmışken şimdi de yerel seçim atmosferine bürünmüştü. Yerel seçimleri bir bu kadar özel yapan şey ise 2023 seçimlerindeki Altılı Masanın dağılmış olması, siyasette yeni partiler ve aktörlerin var olması ve ana muhalefet partisinin genel başkanının değişmiş olmasıydı.
31 Mart Yerel Seçimleri
2024 yılı Dünya’nın Demokrasi Yılı olmuştur. Bu yıl içerisinde 50’den fazla ülke seçimlere giderken Dünya nüfusunun neredeyse yarısı sandık başında oy kullandı. Bu ülkelerden biri de Türkiye. 31 Mart 2024 tarihinde yerel seçimlerini düzenleyen Türkiye 5 yıl süreyle mahalli idarelerini yönetecek adayları seçti. Henüz 10 ay önce iki turlu bir genel ve cumhurbaşkanlığı seçiminden çıkan Türkiye adaya mı yoksa partiye mi oy vermeli ikileminde seçime gitti. Bu seçimi özel yapan nedenlerden biri 2023 yılında adını çok sık duyduğumuz “Millet İttifakı” bileşenleri olan 6 siyasi partinin kendi başlarına ve kendi adaylarına seçime girmeleriydi. Dahası 6’lı masanın başını çektiği CHP’nin yenilikçi yeni bir genel başkanı vardı. 2024’ün ilerleyen günlerinde Millet İttifakı bileşenlerinden iki diğer partinin de genel başkanlarının nasıl emekliye ayrıldıklarına şahit olacaktık.
31 Mart akşamı akşam saatlerinde ilk sonuçlar gelmeye başladığında Türkiye’de son yirmi yıldaki seçimlerin aksine çok farklı bir hava vardı. Cumhuriyet Halk Partisi 1970’li yıllarda ulaştığı %41’lik oy oranından sonra ilk defa en yüksek oy oranına sahip olarak birinci parti olmuş, 22 senedir Türkiye’de tek başına iktidar olan AK Parti ise ilk defa ikinci parti olarak kalmıştı. Ankara ve İstanbul’da büyükşehir, ilçe belediyeleri ve belediye meclislerinin çoğunluğunu kazanan CHP Kütahya, Balıkesir, Bursa, Manisa, Kırıkkale, Denizli, Uşak, Afyon, Kilis, Adıyaman gibi AK Partinin güçlü olduğu illeri de yönetimine aldı. Seçimin en büyük kaybedeni ise İYİ Parti oldu. İlçe belediyeleri yanında sadece Nevşehir Belediyesini alabilen İYİ Parti bir önceki seçime göre çok ciddi bir düşüş yaşadı. Mayıs ayında yapılan İYİ Parti Olağanüstü Kongresinde tekrar aday olmayan İYİ Parti Lideri Meral Akşener siyasetten emekli olarak koltuğunu Müsavat Dervişoğlu’na bıraktı. Memleket, Zafer, Demokrat, DEVA, Gelecek, TİP, BTP gibi partiler ise yerel seçimlerde umduklarını bulamadılar. Seçimin en çok dikkat çekeni ise Yeniden Refah Partisi oldu.
2024 Spor Diplomasisi Yılı
2024 yılı aynı zamanda spor müsabakalarının da yılı oldu. Başta Paris’te düzenlenen Olimpiyatlar ve Euro 2024 olmak üzere 2024 yazını spor müsabakalarını izlemekle geçirdik. Euro 2024’ün bizim için yeri çok farklı oldu tabi. A Milli takımımız her ne kadar çeyrek finalde Hollanda karşısında yenilip elense de Avusturya maçında Türk siyasi tarihinde bir takım algı ve eğilimleri değiştirdi. Avusturya maçında attığı gol sonrası elleriyle Bozkurt işareti yapan milli takım oyuncusu Merih Demiral UEFA tarafından ırkçı semboller kullanmak suçundan 2 maç ceza aldı.
Elbette bu duruma Türkiye ve Türklerin cevabı da geç kalmadı. Berlin’de oynanan Türkiye-Hollanda maçında Türk taraftarın İstiklal Marşını Bozkurt işareti yaparak okuması televizyonlarda kasıtlı olarak yayınlanmadı. Başka ülkelerin takım oyuncularının kullandığı milliyetçi sembollere istinaden Türk milli takımına verilen bu ceza UEFA’nın ne kadar yanlı olduğunu gösterdi bizlere. İşin daha da ötesinde Türkiye’de Bozkurt işaretinin anlamı tartışılmaya başlandı. Uzun yıllardır MHP, Ülkü Ocakları ve toplumun milliyetçi kesimi tarafından benimsenen işaret bir siyasi parti ve görüşün tekelinden çıkmış oldu. CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile görüşmeye giden Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit ÖZDAĞ’ın CHP Genel Merkezinde basın açıklaması sırasında Bozkurt işareti yapması ise olaya en büyük damgayı vurdu. Konuyla ilgili CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kayıtsız kalışı ise tepki topladı.
Spor Diplomasisinin bir başka örneğini de 2024 Paris Olimpiyatlarında yaşadık. Açılış töreniyle birlikte kamuoyunda skandal olmaya başlayan olimpiyatlar Dünya genelinde artan dinsiz, cinsiyetsiz ve milliyetsiz toplum kültürünü benimseyen woke kültürünün propaganda mekânı haline geldi. Trans bireylerin adil olmayan alanlarda baş göstermeleri, açılış törenin Hz. İsa’nın “Son Akşam Yemeği” tablosunun LGBTQ+ bireylerini temsilen canlandırılması olimpiyatlara gölge düşürdü. Bununla birlikte atıcılık alanında gümüş madalya alan Emekli Astsubay Yusuf Dikeç ise atış sırasındaki duruşu ve ekipmanları(!) ile popüler oldu. Her şeye rağmen Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa altın madalya alamadan olimpiyatlardan ayrılırken 3 gümüş ve 5 bronz madalya kazandı.
Aynı Zaman da Vahşetin de Yılı
2024 kazandırdıkları kadar kaybettirdikleri ile de unutulmayacak bir yıl oldu. Örneğin ünlü sunucu Kenan Yıldız’ı kaybetmemiz gibi. Ancak sadece o değil. Örneğin Antalya Kepez’deki teleferikte yaşana facia gibi. 24 saat havada kurtarılmayı bekleyen vatandaşlarımızın yaşadıklarını hiç saymıyorum. Üniversite öğrencisi iken harçlığını çıkarmak için Ata Emre Akman, bilmem kaç suçtan aranan bir zamlıya müdahalede bulunurken şehit olan 27 yaşındaki Polis Memuru Şeyda Yılmaz, TUSAŞ saldırısında hayatlarını kaybeden şehitlerimiz, Genco Erkal, Muazzez İlmiye Çığlı, Vural Çelik, Alev Alatlı ve Ankaralı Turgut. Fakat kayıplarımız sadece bunlardan ibaret değil. Sokak Hayvanları konusunda çıkarılan yasa sonucu katledilen 4 ayaklı dostlarımızı saygıyla anıyorum. İki ayaklıların barbarlığını bizlere gösterebildiler.
Ancak daha kötüsünü ve vahşeti başka bir konuda yaşadık. 5 Ekim 2024 tarihinde İstanbul’un Fatih ilçesinde surlarda bir vahşeti yaşadık. Semih Çelik isimli psikiyatrik hasta bir cani tarafından Ayşenur Hilal ve İkbal Uzuner isimli genç kız vahşice öldürüldü. Olaylar o kadar yankı buldu ki Türkiye’de hak arayan her kesimi ayağa kaldırdı. Mehmet Ali Erbil ve Serdar Ortaç gibi ünlü isimlerin yasadışı sanal bahis suçuna dahil olmaları konuşulmadı. “Yeni Doğan Çetesi” adı verilen bir takım terörist ele başlı çete ise çökertildi. Yeni doğan bebeklere sağlık sorunu biçerek devletten tedavi masrafı çalan çetenin bölücü terör örgütü bağlantılı olduğu ortaya çıktı.
Kazanımları ve kayıpları ile 100 yıllık Türkiye Cumhuriyeti’nin 2. Yüzyılının yani bizim deyimimizle “Diplomasi Yüzyılının” ilk yılını yaşadık. Yaşamaya da devam ediyor bitirmemize hala bir süre var. Ebediyen payidar kalacak, al yıldız bayrağın gölgesinde 6 ok ve 9 ışığın izinde.


Yorum bırakın