Scientology, bir çeşit yeni bir inanç akımı aslında. Ne bir din ne de bir felsefe. İsminden de anlaşılacağı gibi “bilim” dini gibi anlamı var fakat daha çok “bilim-kurgu” düşüncelerini barındırıyor. Dünya’nın birçok yerinde kiliseleri, Dünya genelinde yaklaşık 10 milyona yakın müridi ve şaibeli geçmişi ve uygulamaları ile bu yeni nesil inanç akımına bir göz atalım.
Bazı ülkelerde resmi olarak din statüsünde tanınan Scientology birçok ülkede tarikat ve hatta tehlikeli oluşum konumundadır. Dini bir akım olmaktan çok felsefi ve bilim-kurgu akımı olarak geçen inanç sistemi Hristiyanlık, Budizm ve Hinduizm’den birçok alıntı içermektedir. Ortaya çıkışı ise tek bir kişinin elindendir. Dinin temel dini kitabı olan Dianetics kitabının yazarı Ron Hubbard Scientology dininin kurucusudur. 2. Dünya Savaşı döneminde Amerikan Deniz Subayı olan Hubbard kendisinin intihar eğilimi olduğu gerekçesiyle hakkında tutulan bir sağlık raporu sonucu ordudan atılmıştır. Bunun üzerine bilim-kurgu kitapları yazarlığına başlayan Hubbard birçok din tarihçisinin 21. Yüzyılın en hızlı büyüyen dini inancı olarak gösterilen Scientology’yi ortaya çıkarmıştır.
Dianetics kitabı inancın temel öğreti kitabı olarak kabul edilir ve psikoloji ve psikiyatri bilimlerini inanç sistemi içerisinde reddeder. Kitapta inancın temeli şöyle ifade edilmektedir:
“Bundan 75 milyon yıl önce Xenu adında kötü bir savaşçı diğer gezegenlerdeki yaşayanları öldürüp ruhlarını dünyaya getirir. “Tetan” isimli bu ruhlar atmosfere yayılır ve insanların bedenlerine girer.”[1]
Tetan isimli ruhların radyoaktif bir enerjiye sahip ruhlar olduğu iddia edilir. İnsan bedenlerine yerleşen bu ruhların çekmiş oldukları ızdıraplar günümüz insanının yaşadığı her türlü acı ve ızdırabın bir nedenidir. Bununla birlikte Scientology’nin inanç kökeni popüler kültürde de kendini göstermiştir. Yetişkin çizgi dizisi olan “South Park’ın” 16.11.2005 tarihinde yayınlanan “Trapped in the Closet” isimli bölümünde Scientology şöyle anlatılmıştır:
“75 milyon yıl önce Lord Xenu isimli bir savaşçı evrende yaşayan tüm varlıkları toplamış ve onları hapsetmiştir. Hapsedilen ruhlar dondurulmuş ve Dünya’ya gönderilerek Hawaii Adasındaki bir yanardağa atılmışlardır. Lavlarda eriyen donmuş varlıkların ruhları Dünya’nın atmosferine yayılmış günümüz insanlarının bedenlerine girerek hayat bulmuşlardır. Tetan adı verilen ruhların çektiği ızdıraplar günümüz insanının yaşadığı tüm acıların bir nedenidir.”[2]
Elbette ki South Park’ta yayınlanan bu bölümden sonra dizinin yapımcılarının başlarına gelenler pek de hoş olmamıştır. Dizinin bölüm yazar ve yapımcılarının kişisel bilgileri, adresleri, kimlik bilgileri ve hatta attıkları çöplerden içtikleri içki markalarına kadar birçok bilgi Scientology yetkilileri tarafından elçilikler, diplomatlar, bürokratlar ve çeşitli kamu görevlileri aracılığıyla ele geçirilmiş ve ifşa edilmiştir.
Eleştiriler
Elbette ki Scientology ortaya çıktığı günden bu yana birçok ülkede çeşitli kesimlerce eleştirilere ve suçlamalara tabi tutulmuştur. Birçok kez inanç ve müritleri haklarında davalar açılmış, konuyla ilgili gazeteci ve akademisyenler çeşitli makaleler ve raporlar yayınlamıştır. Scientology hakkında insanları maddi olarak sömüren, prensipleri olmayan, din ve inanç istismarcısı, kendisine karşı olanlara karşı küresel bir mafyavari yapılanması olan dolandırıcılık örgütü olarak görülmüştür. İnanç sisteminin resmi statüsü ise günümüzde ülkeden ülkeye değişmektedir. ABD’de resmi bir din olarak tanınmakta olup Almanya’da tarikat statüsünde ve tehlikeli yapılanma olarak görülmektedir. Almanya’nın Başkenti Berlin’de yer alan genel merkezinin önündeki reklam tabelasında Scientology’nin tehlikeli bir yapılanma olduğuna dair uyarı tabelası devlet yetkilileri tarafından yerleştirilmiştir. Bununla birlikte Scientology Kilisesi 1998’te Yunanistan’da faaliyetleri yasaklanmış, Avusturalya’da 2009 yılında suç örgütü kapsamına alınmış, Belçika, İtalya ve Fransa’da dinin müritleri hakkında yolsuzluk, devlet belgelerini sızdırma, casusluk ve dolandırıcılık gibi suçlardan cezaevlerine atılmışlardır.
Dünya genelinde ise üç binden fazla kilisesi ve 159 ülkede irtibat bürosu bulunan Scientology Türkiye’de resmi ya da gayri resmi olarak bulunmamaktadır.[3] Toronto, New York, Odessa, Krasnodar, Atina, Kudüs, Kopenhag gibi şehirlerde kilise ve/veya irtibat bürosu olarak faaliyet gösteren yerleri mevcuttur.

Öğretileri
Her dinin olduğu gibi Scientology’nin de kendince benimsemiş olduğu yasakları ve öğretileri bulunmaktadır. Bunlardan bazıları:
- Her insan ölümlüdür ve Scientology sayesinde Tanrısal varlığa ulaşmaları mümkündür.
- Eşcinsellik ve Mastürbasyon yanlıştır ve cinsel sapma olarak görülür.
- LGBT+, bedensel ve zihinsel engelliler Scientology’ye üye olamazlar.
- “Sessiz Doğum” adı verilen pratik uygulanır. Bir doğum esnasında olabildiğince az ses çıkarılmalıdır ki doğan çocuklar hayatlarının geri kalanlarını huzur içerisinde yaşayabilsinler.
- Hastalıklar insan yapısıdır. İnsanlar tarafından üretilir ve yayılır.
- Gerçek mutluluğa kavuşmanın tek yolu insan ruhunun her türlü baskıdan arındırılması ile gerçekleşir.
Ünlülerin Dini
Scientology’nin günümüzde 10 milyona yakın müridi bulunmaktadır. Bu müritler katmanlı bir hiyerarşi içerisinde bulunmaktadırlar. Bu üyelerin arasında Dünyaca ünlü isimler bulmak da mümkündür. Tom Cruise ve John Travolta Scientology üyesi olan meşhur kişilerden bazılarıdır. Magazinel bir iddiaya göre ise Tom Cruise ve Nicole Kidman evliliği kilisenin baskısı sonucu bitirilmiştir.
Scientology’nin eski üyeleri arasında da bir Türk bulunmaktadır. Tarikata Isaak Himmelstein ismiyle katılan ve en üst mertebelere yükselen gerçek adı İhsan Göktaş Almanya’dan Türkiye’ye Scientology’yi yaymak için gönderilmiştir. Adı Ergenekon Davasına da karışan Göktaş’ın Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü Sevgi Erenol ile görüştüğü için davaya dahil edildiği düşünülmektedir. Sanık olarak davada ismi bulunan Göktaş’ın askeriyenin içerisindeki FETÖcü isimlerle tarikat temsilcisi olarak görüştüğü dönemin terör örgütünün basın yayın organı olan Zaman Gazetesinde iddia edilmiştir. Scientology’nin zararlı ve tehlikeli bir tarikat olduğunu her yerde anlatan Göktaş’ın zamanında vermiş olduğu bir demeç Scientology’nin ABD’de Gülen Cemaati ile olan ilişkisini deşifre etmiştir:
“Fethullah Gülen grubu ile ABD‘de iş birliği yapan Scientology tarikatının Türkiye’de deşifre edilmesi döneminde Eyüp yolu üzerinde silahlı saldırıya uğradım. Amaçları bu bilgiler basına yansımadan önce benim toprağın altında olmamdı. Scientology tarikatı peşimde olduğu için 3 yıl önce Türkiye’de koruma talebinde bulundum. Ancak koruma verilmedi. Korumam olmadığı için Türkiye’de adresimi kasıtlı olarak bildirmiyordum. Örgüt beni hemen bulur. Yoksa hukuktan kaçtığım için değil. Scientology tarikatı Türkiye’de tam olarak algılanamamış çok büyük bir örgüt. Scientology tarikatı belli bir insanın etrafında çok ağır kumpaslar kurar. Normal bir insan bunun altından kalkamaz.”[4]
Statüsü, öğretileri ve felsefesi gereği modern bir inanç sistemi olarak kabul edilse de Scientology aynı zamanda arkasında bolca maddi sömürü, casusluk ve kendisine karşı olan inşalara yönelik silahlı tehditler içeren bir oluşum. Semavi dinlerin din istismarcıları tarafından sömürüldüğü ve Tanrı inancının zayıflamaya başladığı 21. Yüzyılda bu tür yapay dini inançlar ve felsefeler ne kadar doğru ve gerçekçi olacaktır tartışılır. Daha da önemlisi bu dini inanç ve felsefe akımlarının bir inanç mı yoksa bir diaspora, bir şirket veya yeni nesil bir organize suç
[1] Tüm Yönleriyle Herkesin Merak Ettiği Gizemli Din: “Scientology” (onedio.com) Görüntülenme tarihi: 13.09.2024
[2] South Park what Scientologist actually believe (youtube.com) Görüntülenme tarihi: 12.09.2024
[3] Gülen Cemaati’nin Amerikalı ikizi: SCIENTOLOGY – Soner Yalçın – Sözcü (sozcu.com.tr) Görüntülenme tarihi: 13.09.2024
[4] Tüm Yönleriyle Herkesin Merak Ettiği Gizemli Din: “Scientology” (onedio.com) Görüntülenme tarihi: 13.09.2024


Yorum bırakın