Kıyamet. Kelime anlamı olarak bilinen tek yaşamın olduğu Dünya merkezli evrende gezegenin sonunun geleceğini ve yok olacağını ifade eder. Birçok inanç ve düşünce sisteminden “kıyamet” kavramı günün birinde gerçekleşeceği şeklinde tasarlansa da yöntem ve oluş şekli olarak farklılıklar gösterir. Dünya’da henüz kıyamet kopmuş değil elbette. Fakat geçmişte koptuğunu düşündüren olaylar da olmadı değil. Bu makale insanlık tarihinde yaşanmış bir dizi çarpıcı olayları anlatmaktadır. Olayların kaynakları ise ya Dünya’dan milyonlarca kilometre uzaktadır ya da Dünya’nın bizzat içerisindedir.
Dünya tarihine yönelik bildiklerimiz insanlık tarihinden çok daha eskisine dayanmaktadır. İnsanlığın günümüzde evreni keşfedebildiği kadarıyla bilinen şey sadece Dünya’da yaşamın olması o yüzden birtakım kavramlar, yaratılış ve kıyamet gibi, sadece ve sadece insanlık tarihinin başlangıcından itibaren ele alınmaktadır. Dünya’da elbette kıyamet kopmadı fakat kıyametin benzerini yaşadığı dönemler oldu. Tarihe geçen ve az bilinen bu dönemler insan hayatında yaşamak için en kötü zamanlar olarak tarihe geçti.
Carrington Olayı
Çok eski bir olay değil aslında 1859 yılına dayanıyor. 28 Ağustos – 2 Eylül 1859 tarihlerinde Güneş’te birtakım fırtınalar Dünya’yı da etkilemiştir. Yaklaşık 4 gün süren bu jeomanyetik güneş fırtınaları ortalama 17 saat sonra Dünya’nın manyetik atmosferine ulaşmıştır. Normalde bu denli bir solar patlamanın etkilerinin Dünya’ya gelmesi ortalama 3-4 gün sürerken 17,6 saat gibi bir sürede Dünya’ya ulaşması fırtınanın büyüklüğünü ve gücünü göstermiştir. İlk kez amatör bir astronom olan Richard Christopher Carrington tarafından gözlenen bu fırtınaya dahasında soyadı verilmiştir.
1-2 Eylül 1859 tarihlerinde Dünya’nın neredeyse her yerinde gözlenen bu jeomanyetik patlama ağırlıklı olarak Kuzey Yarımküreyi vurmuştur. Fırtına nedeniyle Aurora ışıkları ile aydınlanan gökyüzü gece karanlığında gazete okunabilmesini sağlayacak kadar aydınlık üretebilmişti. Rocky Dağlarındaki aydınlık seviyesi ise o kadar yükselmiştir ki yerli halkın sabah olduğunu zannedip uyanıp kahvaltı hazırlamaya başladığından söz edilir. Havadaki ışımanın yanında fırtınanın manyetik olması nedeniyle en çok etkilediği alan ise iletişim olmuştur. Telgraf direklerinden kıvılcımların çıktığı ve Kuzey Yarımküredeki tüm telgraf hatlarının çalışmadığı kaydedilmiştir. Bazı mesajlar ulaşsa da telgraf direklerinden cızırtı sesleri geldiği, kıvılcımların çıktığı ve hatta bazılarının küçük çaplı yangınlara neden oldukları bilinmektedir. 2013 yılında 1859 Carrington Olayına yönelik yapılan bir araştırma 4 günlük bir solar patlamanın Dünya ekonomisine verdiği zararın 1,7 Trilyon Sterlin (ortalama 2,6 Trilyon Amerikan Doları) olduğu tespit edilmiştir.
1989 yılında benzer bir olay ise Kanada’nın Quebec şehrini vurmuştur. Güneş’te yaşanan bir solar fırtına Dünya’ya ulaşmış ve Quebec şehrindeki elektrik şebekesini etkileyerek uzun süre şehrin elektriksiz kalmasına neden olmuştur. NASA’nın 2014 yılında yapmış olduğu açıklamalar ışığında benzer fakat daha az zararlı solar fırtınalar 1921 ve 1960 yıllarında Dünya’yı etkilemiş ve gezegenin büyük bir bölümünde radyo hatlarında kesintilere neden olmuştur.
M.S. 536 Karanlık Dönem
Yaklaşık 1300 yıl daha geriye gidelim. Bu sefer daha korkunç bir dönem insanlığı bekliyor. M.S. 536 yılı. Avrupa, Orta Doğu ve Asya’nın neredeyse tamamının karanlığa büründüğü 18 ay. Bir buçuk yıl süren bu dönem Harvard Üniversitesi Tarih Profesörü Michael McCormick tarafından “yaşamak için en kötü yıllardan biri ve hatta en kötüsü olabilir” olarak betimlenmiştir.
Peki ne oldu 536 yılında? Ortalama 18 ay sürecek bir karanlık bulut Avrupa, Orta Doğu ve Asya’nın neredeyse tamamını kapladı. Karanlığa bürünen ve insan nüfusunun bilinen en yoğun olduğu bu üç bölge 18 ay boyunca güneş ışığından mahrum kaldı. Bu süre içerisinde Dünya’nın sıcaklığı ortalama 1,5-2 derece düşüş gösterdi. Tarımsal faaliyet tamamıyla durdu. Çin’de yaz aylarında kar yağışları yaşanırken İrlanda’da kıtlıktan insan ölümlerinin başladığı kaydedildi. Orta Çağ’da Avrupa nüfusunun üçte birinin hayatını kaybetmesine neden olan hıyarcıklı veba salgınının bu dönemde çıktığı iddia edilmektedir. Mısır’daki bir liman kentinde ilk defa görülen bu hastalık kısa sürede Avrupa kıtasına yayılmış ve başta nüfus olmak üzere Avrupa ekonomisine çok büyük zarar vermiştir.
536 yılı ile ilgili yapılan araştırmalar karanlığın nedeninin Dünya atmosferinin 18 ay boyunca çok ağır ve yoğun bir kül bulutları kaplanmasından kaynaklandığını göstermektedir. İsviçre’deki buzullardan lazer yöntemiyle alınan örnekler ilgili tarihlere yönelik mesajlar içermektedir. İzlanda ya da Kuzey Amerika kıtasında gerçekleştiği düşünülen volkanik bir patlama atmosferi küllerle kapatmış ve 18 ay boyunca Dünya’nın bir bölümünü karanlığa boğmuştur. Bu süreçte tarımsal üretim durmuş, kıtlık başlamış, insan ölümleri ve hatta yamyamlık vakaları dahi yaşanmıştır.
Eyjafjallajökull
Evet telaffuzu biraz zor. Eyyafyallayökul diye okunuyor. İzlanda’da bulunan bir aktif yanardağ. Aynı zamanda Dünya’nın en büyük jeotermal enerji santrallerinden biri ve Batı Avrupa’nın gelecekteki elektrik ihtiyacını karşılayacak “çılgın projenin” de kaynağı. Konumuzla alakalı bizlere “küçük bir kıyameti” 2010 yılında yaşattı. 2010 yılının 21 Mart günü patlayan volkan sadece bölge halkı için bir tehlike arz etti. Ama asıl “küçük kıyamet” 14 Nisan 2010 tarihinde yaşanacaktı. İkinci kere patlayan volkanın saçtığı küller Avrupa kıtasına taşındı. Doğal olarak Dünya’nın en yoğun hava trafiğinin olduğu Avrupa kıtasında hava taşımacılığının bir süre aksamasına neden olmuştur. 23 Haziran 2010 tarihine kadar Avrupa hava trafiğini her türlü uçuşlara kapatan bu olay yüz binlerce yolcunun mağduriyetine ve bununla beraber birçok havayolu şirketinin de zararına neden olmuştur.
Mevcut Durum
Korkmaya gerek yok Dünya’nın herhangi bir yerinde tehlike arz eden bir yanardağ bulunmuyor şu an. Bu yazı yayınlandıktan 1 saat sonra bir yerler patlarsa bilemem tabi. Fakat “küçük kıyametin” nereden geleceğini kestirmek çok da mümkün değil. 2019 Aralık ayında ilk vakasını gösteren Covid-19 Pandemisi hızlıca bütün Dünya’ya yayıldı. İnsanlığın sosyal mesafe, dezenfeksiyon, entübe, maske gibi kavramlarla yaşamaya başlamasına neden oldu. Günün sonunda kontrol altına alındı mı? Alındı. Olası Dünya dışından gelecek bir Güneş patlamasının ekonomik maliyetini şu anda tespit etmek neredeyse imkânsız 1859 Carrington olayına göre yörüngemizde çok daha fazla uydumuz var ve Dünya genelinde yaşanabilecek olası 1 saatlik internet kesintisinin yaşatacağı ekonomik zararı hangi ülkenin bütçesi kaldırabilir bu tam bir soru işareti. Fakat tarih ile ilgili bir tartışma halen devam ediyor. Veba. Çoğu Orta Çağ tarihçesine göre Veba Salgını Avrupa’daki skolastik düşünceye bağlı Katolik Kilisenin kedileri şeytana benzerliğinden dolayı lanetli ilan etmesi ve katledilmelerinden kaynaklı olarak fare ve taşıdıkları virüslerin artmasıyla bağdaştırılıyor. Yani klasik bir doğal denge bozulması. Son günlerde gündemde bulunan bir yasa tasarısının bir canlıya ölümü, bir başka canlıya (sanki onlar varken yaşayamıyormuş gibi) güvenli yaşamı vadettiğini tartışıyoruz. Kıyameti hakkediyoruz.


Yorum bırakın