Orta Avrupa düzlüklerinde 10 milyon nüfusluk bir ülke aslında Macaristan. Herhangi bir denize sınırı olmayan kapalı bir ülke. Aynı zamanda Avrupa’nın en turistik ve Dünya’nın en ünlü festivallerine de ev sahipliği yapan bir yer. 20 yıldır Avrupa Birliği’nin üyesi olan Macaristan yeni kurulmuş bir devlet değil. Avrupa kıtasında 1000 yıllık tarihi ve devlet teşkilatlanması olan bir ülke. Tüm bu özelliklerinin yanında Macaristan ve Macarları bu kadar özel yapan bir başka konu da mucit bir toplum olmaları. İşte Macar tarihine ve Macar Mucitlerine bir bakış.
Asya steplerinden Avrupa’ya göç eden Macar kabileleri için tarihte “Barbar Kabileler” tanımı kullanılır. Günümü modern Avrupa tarihinde kullanılan bu ifadeye göre Doğudan gelen barbarlar Avrupa kent ve köylerini yağmalamak, insanları öldürmek, değerli eşyaları çalmak ve hayvanları öldürmekten başka işe yaramazlardır. Fakat bir başka açıdan da Avrupa topluluklarına pantolon giymeyi, eti pişirmeyi ve çatal kullanmayı öğreten bir topluluktur. 1000 yılında I. Istvan tarafından ilan edilen Macar Krallığı Regnum Hungaricum kuruluşunun ardından geçen 6 yıl sonra geçmişindeki pagan inancını ve İstanbul’dan gelen Ortodoks Hristiyanlığını reddetmiş ve Katolikliği benimseyerek adeta kültürel ve dinsel bir dönüşüm yaşamıştır. Devlet olma kültürünü uzun bir süredir devam ettiren Macarlar tarım toplumu olarak yaşamışlardır.
11. yüzyıldaki Moğol akınları Macar Devletini köreltmiş ve zayıflatmış olsa da Macar Devletinin feodal ekonomik sistemi 1500’lü yıllarda Osmanlı İmparatorluğunun ilerleyişine karşı Macarları koruyamamıştır. Osmanlı Devleti’nin 1526’da Mohaç Meydanındaki zaferi sonrası Macaristan adeta üçe bölünmüştür. Bir kısmı Osmanlı eyaleti olurken bir kısmı Transilvanya’ya dönüşmüş diğer kısmı da Habsburg İmparatorluğuna bağlanmıştır. Bağımsızlıklar, halk hareketleri ve ihtilaller ile geçen yılların ardından Macaristan için en ağır tablolardan biri Birinci Dünya Savaşı sonunda yaşanmıştır. Almanya, Osmanlı, Avusturya-Macaristan ve Bulgaristan aynı ittifakta yer almış ve mağlup olmuştur. Macaristan ile imzalanan anlaşma Trianon Anlaşma sonucu Macar Devleti adeta bir anda halkıyla birbirlerine komşu olmuştur.

Sovyet Yılları ve Gulaş Komünizmi
Trianon Anlaşmasının hezimeti üzerinde Macarlar 1941 yılında 2. Dünya Savaşında Almanların yanında savaşa girdiler. Karpat Birlikleri olarak oluşturulan orduları ile Almanlara destek veren Macaristan 1945 yılında Rus Sovyet Birliklerinin Budapeşte’yi fethi ile yeni bir döneme girdi. 1944-1949 yılları arasında Sovyet etkisinin de esinlenerek sosyalist rejime geçti. Ülkenin ismi Macaristan Halk Cumhuriyeti olarak belirlendi ve çekiç orak figürlerinin kullanıldığı yeni bir devlet arması tasarlandı. 2. Dünya Savaşı sırasında 1 milyona yakın Macar hayatını kaybederken Macaristan sosyalist rejime ayak uydurmaya başladı. Tabi tepkiler de gecikmedi. 1956 yılında komünist rejime karşı çıkan ilk isyan sonrası Macaristan Sovyetler birliği tarafından işgal edildi ve rejim güvence altına alındı. Bu Demir Perde yıları 1989-1990 yıllarında ne yazık ki bir hezimete uğradı. Çoğu Doğu Avrupa ülkesinde olduğu gibi Macaristan da komünizmden vazgeçerek Batı liberal demokrasisine geçti. 2004 yılında ise Avrupa Birliği’ne üye olarak tarihinin en büyük Batı entegrasyonu hamlesini gerçekleştirdi.
Mucitlerin Ülkesi
Tarihi, siyasi geçmişi kültürü ve turistik doğal güzellikleri Macaristan’ı eşsiz yapan bir başka şey ise ülkenin mucitleridir. Günümüzde kullandığımız birçok temel araç ve ürün Macar bilim insanlarının tasarım ve ürünleridir. Bazı örneklerini sıralamak gerekirse:
Ucu toplu tükenmez kalem, otomatik vites kutusu – Lazlo Biro, 1931
Ford Model T otomobil – Jozsef Galamb, 1908
Rübik Küpü – Ernö Rübik, 1976
BMW otomobillerinde kullanılan ilk dizel motor – Ferenc Anisits, 1983
Dürbün – Jozsef Petzval, 1840
C Vitamini – Albert Szent-Györgyi, 1932
Helikopter – Oszkar Asboth, 1928
Elektrik üreten dinamo – Anyos Jedlik, 1861
Kibrit – Janos Irinyi, 1836
Hologram – Denis Gabor, 1947
Kumbaralı telefon – Tivadar Puskas, 1847
AC akımlı lokomotif – Kalman Kando, 1902
Buzdolabı – Leo Szilard, 1929
Körüklü Otobüs – Lazslo Rozsa, Gabor Lassu, Bela Szini, 1960
Yumuşak kompakt göz lensi – Istvan Györffy, 1959
Gramafon kaydı, ilk renkli televizyon – Karoly Peter Goldmark, 1948
Microsoft Excel – Karly Simonyi, 1974
Leonar3do Sanal Gerçeklik Tasarım Kiti – Daniel Ratai, 2010
Liste uzar gider. Daha adını sayamadığımız birçok Macar kökenli mucit günümüzde hayatımızı kolaylaştıran icatlara imza atmış durumda. Bir toplumun geçmişindeki siyasi ve sosyolojik dönüşüm yaratıcılığı ve araştırmacı ruhunu kaybettiremez. Sonuç itibariyle Macar toplumu Avrupa’ya sonradan gelmiştir. Tıpkı bizlerin Anadolu’ya geldiği gibi. Altaylardan… 😊


Yorum bırakın