19 Mayıs 2024 Pazar günü İran tarihindeki en önemli olaylarından birini yaşadı. İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’yi taşıyan helikopter kötü hava şartları nedeniyle arıza yaptı ve düştü. Kazada Reisi dahil toplam 9 kişiden kurtulan olmadı. Azerbaycan ziyareti sonrası dönüş yapan helikopterin enkazına 14 saat sonra ulaşıldı. Kazaya ilişkin soruşturma başlatılmışken herkesin aklına gelen soru şu oldu: Kaza mı, yoksa Sabotaj mı? Reisi’nin bulunduğu helikopter kötü hava şartlarından dolayı mı düştü? Yoksa düşürüldü mü?
Azerbaycan cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile baraj açılışı için bir araya gelen Cumhurbaşkanı Reisi İran’a dönüşünde 3 helikopterden oluşan bir konvoy kullanıyordu. Öğle saatlerinde havalanan helikopter konvoyu İran hava sahasına girdikten sonra Tebriz sıradağlarını aşarken Reisi’nin içinde bulunduğu helikopterle bağlantı kesildi. Kötü hava şartlarından dolayı arıza yapan helikopterin Dizmar Ormanına düştüğü belirtildi. 14 saat süren arama kurtarma faaliyetlerine Türkiye’den de bir Akıncı İHA katılırken kötü hava şartlarına rağmen enkaz bulunabildi. Kazada helikopteri kullanan 3 mürettebat, Cumhurbaşkanı Reisi, Dışişleri Bakanı Abdullahiyan, Tebriz Valisi Malik Rahmeti ve Tebriz’in dini temsilcisi Muhammed Ali Al-Haşim ile beraber 2 üst düzey Devrim Muhafızları Ordusuna mensup askeri yetkili bulunuyordu. Enkaza ulaşılmasının ardından yapılan açıklamada kazadan kurtulan kimsenin olmadığı açıklandı.
İşte tam da bu noktada komplo teorileri de konuşulmaya başlandı. Kaza gerçekten kötü hava şartlarından kaynaklı mıydı? Yoksa bir sabotaj mı? Eğer sabotajsa arkasında kimler var? ABD mi, İsrail mi yoksa Azerbaycan mı? Ya da İran’ın içinden birileri mi?
Bell 212 Model Helikopter
Cumhurbaşkanı Reisi’yi taşıyan helikopter ABD üretimi Bell 212 model bir yolcu helikopteriydi. 1979 İslam Devrimi öncesinde ABD’den satın alınarak devlet envanterine girmişti. Devrim sonrası ambargolar nedeniyle Amerikan yapısı araçlarına yedek parça tedariğinde sorun yaşayan İran bu tür envanterindeki unsurlara alternatif çareler bulmak zorunda kalıyor. 1998 yılında üretimi sonlandırılmış olan Bell 212 model helikopterler birçok ülkede kullanılmıyor bile. Moskova ve Tahran yönetimleri kazanın yaşanmasında ABD’nin uyguladığı ambargolardan kaynaklı olarak İran’ın elindeki devrim öncesi dönemden kalan Amerikan yapısı araçlarına parça bulamadığını savunurken ABD de uyguladıkları ambargodan pişman olmadığını bildirdi. İran Hava Kuvvetleri envanterindeki aynı model bir helikopter 2023 yılı Eylül ayında Birleşik Arap Emirlikleri yakınlarında düşmüştü. İran çok uzun bir süredir envanterindeki Amerikan yapısı uçak, helikopter ya da askeri araç gibi unsurlarına yedek parça temin edemediğinden muadil sistemleri entegre etmeye ve kullanmaya çalışmaktadır. Tabi ki de bu muadil parçalar da yetersiz gelmektedir.
İsrail’in Sabotajı Olabilir Mi?
Kazadan sonra akıllara gelen ilk şeylerden biri de kazanın bir sabotaj olup olmadığı konusu. Geçtiğimiz ay İsrail’e yönelik füze ve kamikaze drone saldırısı başlatan İran bölgedeki tansiyonu fazlasıyla arttırmıştı. İsrail’e karşı farklı paramiliter yapıları destekleyen İran geçtiğimiz yıllarda üst düzey komutanlarını İsrail’in hava saldırılarında kaybetmişti. İsrail ile iyi ilişkilere sahip olan Azerbaycan İran ile gerginliğini yumuşatma çabasında. İki liderin baraj açılışı yapması ve cumhurbaşkanlığı düzeyinde resmi ziyaret İsrail destekli bir Azerbaycan istihbarat operasyonu ile Reisi’ye sabotaj düzenlenebildiğini düşündürmüştür. Bu durumun Azerbaycan için de bir önemi bulunmaktadır.
Uzun yıllardır Kafkasya’daki ilişkilerde din ve etnik kökene bakılmaksızın karmaşık bir müttefiklik mevcuttur. Azerbaycan yıllardır Yahudi İsrail’in ve Türkiye’nin desteğini alırken İran Şii nüfusu ve İslam Cumhuriyeti yapısıyla Ortodoks Ermenistan’ı desteklemiştir. 2020’de Karabağ’ın Azerbaycan Ordusu tarafından geri alınması ile başlayan süreçte Zengezur Koridoru Azerbaycan ile Nahçıvan’ı bağlaması ile birlikte bölgedeki iki müttefikin yani Ermenistan ile İran’ın da arasını kesmekte. Özellikle İran’ın kuzey eyaletlerinde Azeri Türkü nüfusunun yoğunluğu ve bu bölgelerde İran rejiminin uyguladığı asimile edici, baskıcı düzen olası bir İran’ın iç karışıklığa girmesi durumunda Azerbaycan için bir fırsat doğuracaktır.
Gözler bir anlamda da Azerbaycan’a çevrilmiş durumda. Azerbaycan yeni bir diplomasi mi deniyor, yoksa düşmanlarına yeni savaşlar mı açıyor? Kısa bir süre önce Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile görüşen Slovakya Başbakanı Robert Fico başkent Bratislava’da uğradığı suikast sonucu ağır yaralandı. Aliyev ile görüşen İran Cumhurbaşkanı Reisi’nin helikopteri düştü. Fransa’nın denizaşırı sömürgelerinden biri olan Yeni Kaledonya’da başlayan Fransız karşıtı halk gösterilerinin arkasında Azerbaycan ve Türk istihbaratının olduğu iddiası Fransa Cumhurbaşkanı Macron tarafından ortaya atıldı. Dahası Yeni Kaledonya’daki gösterilerde halkın ellerinde Azerbaycan bayraklarının da olması gözleri Bakü’ye ve Aliyev’e çevirmiş durumda.
Mahsa’nın Ahı Mı Tuttu?
2022 yılında başörtüsünden saçları göründüğü gerekçesiyle Devrim Muhafızları tarafından dövülerek öldürülen 23 yaşındaki Mahsa Amini tekrar gündeme geldi. Amini’nin ölümünün ardında sokak gösterileri düzenleyen on binlerce İranlı kadın başörtüsü zorunluluğunu ve şeriat uygulamasını protesto etmişti. Yüzlerce kişi gösterilerde yaralanmış, birçok gözaltı ve tutuklama gerçekleşirken gösterileri organize etme suçundan onlarca kişi idam edilmişti. Reisi kendi iktidarında İran’da kadınlara adeta bir baskı rejimi kurdu. Başörtüsü ihlallerine karşı sert yaklaşımlarda bulundu. Helikopter kazasının ardından İran’da birçok genç kadın alkollü içki içerek başları açık sevinç kutlamaları yaptıkları görüntüleri sosyal medyada paylaşmaya başladılar. Paylaşımlarda ise en çok dikkat çeken şey “Eden Bulur” sloganı oldu.
İran yasaları gereğince 50 gün içerisinde ülke yeni cumhurbaşkanını seçmek zorunda. Uzun yıllardır şeriat düzeninin hâkim olduğu ülkede ekonomik krizlerin sıklığı, ülkeye dışarıdan uygulanan ambargolar ve özgürlüklerin kısıtlılığı İran halkı için yeni umut olabilir. Fakat bunun yanında yeni bir kaosun da çağrısı olabilir. Ekonomik kriz, rejimin baskıları ile öldürülen insanlar ve şaibeli seçimler nedeniyle sokak gösterileri ve halk ayaklanmalarına oldukça müsait bir ülke olan İran yeni bir karmaşaya gidebilir. Özellikle Kuzey eyaletlerindeki demografinin Azerbaycan ile ilişkileri düşünüldüğünde Bakü’nün yeni bir operasyonu cumhurbaşkansız bir ülkeye uygulaması söz konusu olabilir. Bu senaryo Azerbaycan’a etki alanı ve hatta toprak kazandırma ihtimalini doğursa da Türkiye için tehlikeli bir senaryo. Ortadoğu’da kurulmak istenen İsrail ve ABD eşgüdümündeki bir Kürt devleti için önce Irak’ın kuzeyinde bir yapı kuruldu. Ardından Suriye’nin kuzeyinde benzeri bir çalışma yürütülüyor ve sıra İran’a gelecek. Eğer İran’da bir kaos ve iç savaşa benzer bir durum oluşursa sıradaki hedef ülke belli: Türkiye.


Yorum bırakın