2024 yılında Türk-Japon diplomatik ilişkilerinin 100. Yılı kutlanacak. 1924 yılında Türkiye’nin bağımsızlığını resmi olarak tanıyan Japonya bir yıl sonra İstanbul ve Tokyo’da karşılıklı elçiliklerin açılması ile diplomatik ilişkiler tesis edilmiştir. 1937 yılında İstanbul’daki elçiliğini Ankara’ya taşıyan Japonya ile ilişkilerimiz 19. Yüzyıla dayanmaktadır. Diğer ülkelere oranla çok daha geç tesis edilmiş bu ilişkilerin sebebi ise iki ülkenin coğrafi olarak uzaklığı ve tarih sahnesinde karşılaşılmamış olmasıdır.
1870’lerde tesis edilen ikili ilişkiler ilk olarak Japon Diplomat Fukuchi Genichiro’nun İstanbul’da Sultan Abdülhamid’i resmi ziyareti ile başlamıştır. 1873’teki bu ziyaretin ardından 1889’da Osman Paşa’nın idaresindeki Ertuğrul Firkateyni Japonya’ya Sultan tarafından gönderilmiştir. 1890 yılında Japonya’ya ulaşan Firkateyn 16 Eylül 1890 tarihinde yakalandığı fırtınada Kuşimoto adası yakınlarında battı. Gemi mürettebatından 581 denizci hayatını kaybederken 69 kişilik Türk denizcileri ise yaralı kurtarılmıştır. Sağ kalan mürettebat Japon İmparatorunun emri ile İstanbul’a gönderilmişlerdir.
Birinci Dünya Savaşında Osmanlı İmparatorluğu ve Japon İmparatorluğu karşı karşıya gelmişlerdir. Fakat coğrafi uzaklık nedeniyle bire bir sıcak savaşa girmemişlerdir. Savaşın kazanan tarafında olan Japonya Lozan Konferanslarında yer almış ve Türkiye’nin bağımsızlığını 1924 yılında resmi olarak tanımıştır. 1 yıl aradan sonra ise karşılıklı diplomatik temsilcilikler atanmıştır. İkinci Dünya Savaşında tarafsız kalan Türkiye savaşın sonunda Almanya ve Japonya’ya temsili olarak savaş ilan etmiştir. İkinci Dünya savaşının en çok zarar gören ülkelerinden biri olan Japonya ise mağlubiyeti kabul etmiştir.
İkinci Dünya Savaşı’nın ardından hızlı bir kalkınma ve ekonomik büyüme sürecine giren Japonya yüksek teknoloji üretimi üzerine yatırım yapmaya başlamıştır. 1962’de Türk Japon Parlamentolar Arası Dostluk Grubu kurulmuştur. Karşılık iyi ilişkilerin geliştirilmesi ve ticaret hacminin büyütülmesi hedeflenmiştir. 1971 yılında Türkiye’nin açmış olduğu Boğaziçi Köprüsü inşa ihalesine Japonya’da katılmıştır fakat ihaleyi kazanamamıştır. 71-78 yıllarında köprü inşası için kredi sağlamıştır. Japonya’nın ortak olduğu uluslararası bir inşaat firması ilerleyen yıllarda Fatih Sultan Mehmet Köprüsünü inşa etmiştir.
Ekonomik İlişkiler
Japonya günümüzde Dünya’nın en büyük üçüncü ekonomisidir. İhracat kalemlerinin içerisinde en büyük payı motorlu taşıtlar, yan sanayi ürünleri, elektronik cihazlar ve yüksek teknoloji ürünler yer almaktadır. Bunun yanında petrol, kömür, demir, çelik ve tekstil alanında ithalat yapmaktadır. Günümüzde Japonya merkezli 257 firma Türkiye’de faaliyet gösterirken Japonya’da faaliyet gösteren Türk şirket sayısı sadece 4’tür. Japonya gelişmiş otomotiv sanayiinin Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkasya bölgesine yönelik üretimlerini Türkiye’de gerçekleştirmektedir. Toyota, Nissan, Mazda, Honda, Daihatsu ve Suzuki gibi Japon otomotiv firmaları Türkiye’de üretim yapmaktadır. Sony ve Sanyo gibi elektronik cihaz markalarının da Türkiye’de kullanımı oldukça yaygın ve popülerdir. 3,28 milyar ABD doları yatırımla Japonya Türkiye’deki Haliç Köprüsü, Marmaray, Hasan Uğurlu Barajı ve HES projeleri gibi Türkiye’nin büyük altyapı projelerini fonlamıştır.
1985 Tahran
Ekonomik ve diplomatik ilişkilerin yanında iki ülke halkını bir araya getiren kültürel yakınlaşmalar da mevcuttur. 1985 yılında Irak-İran Savaşının başlamasına çok kısa bir süre kala İran’daki tüm yabancı temsilcilikler vatandaşlarını tahliye sürecini girmişlerdi. Tahran’da yaşayan Japon vatandaşları ise Japon elçiliğine sığınmış fakat çaresiz kalmışlardır. Vatandaşlarının tahliyesi konusunda Japon hükümeti çok geç kalmış adeta eli kolu bağlanmıştır. Büyükelçilik yetkilileri farklı ülkelerin elçiliklerini arayarak yardım istemiştir. Tam da bu arada Türk Hükümeti devreye girmiştir. İstanbul’dan yollanan boş bir Türk Hava yolları uçağı Tahran’da çaresiz bekleyen Japon vatandaşlarını kurtararak Türkiye’ye getirmiştir. THY uçağının kalkmasından çok kısa bir süre sonra Tahran’a bombalar ve füzeler düşmeye başlamış, böyle bir riskli ortamda THY pilotları büyük bir cesaretle Japon halkına insani yardım olarak el uzatmışlardır.
Deprem Diplomasisi
Japonya ve Türkiye bir anlamda ortak kaderi paylaşan iki ülkedir. İki ülke de şiddetli depremlerin yaşandığı fay hatlarının üzerine kuruludur. Yerel mimarisinde çok yüksek katlı yapılar bulunmayan Japonya’da deprem üzerine teknolojik araştırmalar ve mühendislik sonucu depremlere karşı dayanıklı yapılar inşa edilmiştir. Türkiye’de yaşanan 1999 Marmara Depremi, 2010 Van Depremi, 2020 İzmir Depremi ve 6 Şubat Kahramanmaraş Depremlerinde Japonya Türkiye’ye insani yardım ve arama kurtarma ekipleri göndermiştir. Bununla birlikte 2001 yılında Japonya’da yaşanan deprem felaketinin tsunamiye dönüşmesi sonucu yaşanan afette Türk Kızılay da Japonya’ya yardım göndermiştir.
Kültürel diplomasi alanında da iki ülke arasında özellikle 2000’li yıllardan sonra gelişme görülmüştür. 2003 yılı Japonya’da “Türkiye Yılı”, 2010 yılı “Türkiye’de Japon Yılı”, 2019 yılı ise “Japonya’da Türk Kültür Yılı” ilan edilmiştir.


Yorum bırakın