CELP DOSYASI: AVRUPA’DA ZORUNLU ASKERLİK UYGULAMASI

Kısa dönem mi, uzun dönem mi? Yoksa bedelli mi? Her Türk erkeğinin duyduğu o klasik sorudur askerlikle ilgili. Zorunlu askerlik sistemi Türkiye’de Osmanlı’dan miras alınmış bir uygulamadır. Her 18 yaşını doldurmuş Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yasalarda belirtilen süreler içerisinde zorunlu askerlik hizmetini gerçekleştirmek zorundadır. Fakat zorunlu askerlik hizmeti sadece bize özgü bir şey değildir. Dünyada birçok ülkede zorunlu askerlik hizmeti bulunmaktadır. Hatta şu ana kadar hiç uygulamamış ülkelerde bile hayata geçirilmesi planlanmaktadır. İşte Avrupa’da askerlik sistemi ile ilgili küçük bir analiz.

Tarih boyunca büyük kara sınırlarının mirasını devralmış birçok ülke günümüzde zorunlu askerlik hizmeti sistemini uygulamaktadır. Rusya, Türkiye, Avusturya, Çin ve İran bunlardan bazılarıdır. Genel olarak zorunlu askerlik hizmeti sistemi belirli yaş aralıklarında erkek vatandaşların başvuruları neticesinde belirli bir süre ülkenin ordusuna hizmet etmeleridir. Bu hizmet ordunun ihtiyaçlarına göre belirlenirken görev yeri, rütbe, branş ve kuvvet değişiklik gösterebilmektedir. Askerlik sistemi içerisinde zorunlu askerlik bazı ülkelerde sadece erkekler için zorunlu değildir. Norveç ve İsrail kadın vatandaşlar için de zorunlu askerlik sistemi uygulamaktadır. Tarihe baktığımızda Bulgaristan gibi Soğuk Savaş döneminde Doğu Bloğunda yer almış ülkeler de kadınlar için zorunlu askerlik hizmetini uygulamıştır.

90’lı yılların başında Almanya’nın birleşmesi, Sovyetler Birliğinin dağılması ve Soğuk Savaşın nihayet bitişi ile birlikte ülkelerin milli güvenlik algıları da değişime gitmiştir. Bağımsızlığını kazana eski Sovyet ülkeleri kendi milli ordularını kurma sürecine girmiş Batı Bloğu ülkeleri ise askeri tehdidin ortan kalktığı düşüncesi ile askeri harcamalarında kısıtlamaya ve askerlik rejimlerini değiştirme yoluna gitmişlerdir. Demir Perdenin ardındaki ülkelerin birer birer başta AB ve NATO gibi Batı kurumlarına dahil olması ile askerlik sistemlerinde bir evrilme görülmektedir. Savaş tehdidinin ortadan kalkması ve NATO gibi uluslararası bir güvenlik kurumuna dahil olma güvenlik algılarında değişikliğe yol açmıştır.

Ta ki 2022 Yılına Kadar…

Şubat 2022’de patlak veren Rusya-Ukrayna Savaşı kıtaya yıllar sonra konvansiyonel savaşları tekrar geri getirmiştir. Özellikle 2004-2011 yılları arasında zorunlu askerlik hizmeti uygulamasını kaldıran birçok ülkeyi tekrardan zorunlu askerlik uygulamasına itmiştir. Bunlardan başlıcası tabi ki de Ukrayna olmuştur. Savaşın başlamasından çok kısa bir süre içerisinde ülke genelinde seferberlik ilan eden Zelensky 18-60 yaş arası her Ukrayna vatandaşı erkeği silah altına kademeli bir şekilde alma kararı almıştır. Günümüzde Ukrayna’da ikamet eden bir Ukrayna vatandaşı 18-60 yaş arası bir erkeğin ülkeyi terk etmesi yasaktır.

Kırım’ın işgalinden sonra ilk harekete geçen ülke Letonya oldu. Zorunlu askerliği tekrar geri getirmek için parlamentoya teklif giderken Hollanda ise zorunlu askerlik ile ilgili çalışma başlattı. Günümüzde Hollanda’da askeri kadrolarda sıkıntılar devam ederken Hollanda ordusunun yaklaşık dörtte biri mevcut askeri kapasitede personel kıtlığı çekmekte. Almanya’da ise 2011 yılından beri askıda olan zorunlu askerlik hizmeti tartışmaları parlamentodaki bazı partilerin muhalefeti nedeniyle hala tartışma konusu olmanın ötesine gidemedi. Romanya bu konuyu tartışmayı reddederken İspanya, Portekiz ve Belçika gibi görece savaş bölgelerine oldukça uzak yerdeki ülkelerin bu konuya yer vermedikleri görünüyor. Finlandiya ve Estonya zorunlu askerlik hizmeti sistemini uygulamaktan vazgeçmezken Avusturya ise askerlik süresini 6 aya indirdi.

Türkiye’de Son Durum Ne?

Uzun yıllardır zorunlu askerlik sistemini uygulayan Türkiye’de son 20 sene içerisinde askerlik sistemi birçok dönüşüm yaşadı. 18 aylık zorunlu askerliğin önce 12 aya, sonra da 6 aya indirilmesi bunlardan biridir. Gerekli görünen dallarda 4 yıllık fakülte mezunlarının yedek subay olarak görevlendirilmesinin yanında 2 yıllık yüksekokul mezunlarının da yedek astsubay olarak değerlendirilmesi de getirilen yeniliklerden. Profesyonel ordu tartışması zaman zaman gündeme gelirken sözleşmeli er, erbaş istihdamı aslında buna bir çeşit örnektir.

Gelişen ulusal güvenlik algıları ve bölgesel konjonktürler milli savunma alanında ülkeleri ani eylem planlarına itmektedir. Fakat işin görünmeyen bir de arka planı mevcuttur. Bir orduyu beslemek, eğitmek ve barındırmak oldukça maliyetli bir iştir. Bu maliyet sadece askeri harcama ile sınırlı değildir. Silah altına alacağınız nüfusun size sivil hayatta getireceği artı değerle de orantılıdır. Askeri yatırımınızın yetersizliğini görebileceğiniz çok bariz bir örnek Dünya tarihinde mevcuttur. Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra düzenli bir orduya sahip olmayan çoğu eski Sovyet ülkesi gibi Azerbaycan bir milli güvenlik zafiyeti yaşamıştır. 1992’de Dağlık Karabağ bölgesi Ermeni teröristlerce işgal edilmiştir. Azerbaycan ise bu toprağını 30 yıllık bir uğraş ve Türkiye ile askeri eğitim anlaşmaları sonucu baştan sona donattığı ordusu geri alabilmiştir. ANDASAM olarak Karabağ’ın bağımsızlığını tekrardan kutlar şehitlerimize rahmet dileriz.

Yorum bırakın