BRICS GENİŞLİYOR

BRICS GENİŞLİYOR

Dünya’nın en büyük ekonomik iş birliği yapılanmalarından biri olan BRICS 1 Ocak 2024 tarihi itibariyle üye sayısını ikiye katladı. 1 Ocak itibariyle Suudi Arabistan, Etiyopya, İran, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin resmi olarak katıldığı iş birliği teşkilatı ilerleyen zamanlarda da genişlemeye devam edecek gibi duruyor. G7 ülkelerine karşı potansiyel bir rakip olarak ortaya çıkan BRICS bloğuna potansiyel katılımcı olabilecek ülkelerin de isimleri geçmekte. BRICS’in bu kadar büyümesi Batı dünyasında ne tür bir yankı uyandırıyor hep beraber bakalım.

Temelleri 2009 yılında atılan BRIC Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin’in ortak bildirgesiyle kurulmuş, bir yıl aradan sonra Güney Afrika’nın da katılmasıyla ismini resmi olarak BRICS olarak duyurmuştur. Kuruluş maksadı Dünya piyasalarında Amerikan dolarının etkisini azaltarak yerel para birimlerinin kullanılmasını sağlamaktadır. Bunun yanında Batılıların elinde bulunan G7, IMF, Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlara alternatif bir yapı kurmayı hedeflemiştir.

Kurucu ülkelerin profillerine baktığımızda bu beş ülke Dünya nüfusunun %45’ini barındırmaktadır. Ekonomileri hızla gelişen bir trend gösteren bu kurucular aynı zamanda Dünya’nın en büyük petrol üreticilerini de içerisinde bulundurmaktadırlar. Birçok ekonomiste göre G7 ülkelerine göre rakip olarak görünen BRICS bloğu iç piyasalarındaki satın alma gücüne göre G7’ye karşı avantajlı durumda. Yapı aynı zamanda iş birliği içerisindeki ülkelerin sadece ekonomik dayanışmasının yanında farklı ortaklıkları da kurmuştur. Yeni Kalkınma Bankası gibi uluslararası krediler verebilen bir bankacılık sisteminin yanında BRICS Games adıyla kendi olimpik spor faaliyetlerinin de yarışmalarını düzenlemekte.

Genişleme

1 Ocak 2024 itibariyle 6 ülkenin daha BRICS’e üye olması beklenirken Arjantin 2023 sonunda ülkede gerçekleştirilen genel seçimler sonrası resmi olarak BRICS’e katılım başvurusunu geri çektiğini duyurdu. Etiyopya, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, İran ve Suudi Arabistan ise ailenin yeni üyeleri oldu. Yeni katılan ülkelerin profillerine bakıldığında ise belli başlı ortak noktalar görmek mümkün. Bunlardan en bariz ve başını çeken unsur yeni katılımcı ülkelerin Batı merkezli uluslararası kuruluşlar ve Batılı ülkeler tarafından bir takım ekonomik ve askeri ambargolara tabi olmalarıdır. Birleşik Arap Emirlikleri’nin uzun yıllardır gri listede yer alması ve uluslararası suç örgütlerinin kara para aklama mekanına dönüşmesi, İran’ın nükleer programından dolayı maruz kaldığı ambargolar ve Mısır’daki Sisi yönetimine uygulanan ekonomik kısıtlamalar bunlardan bazıları. Bunun yanında bu ülkelerin Batı kurumlarıyla aralarının iyi olmaması gelecek vaat eden yeni ve alternatif bir uluslararası ekonomik örgütlenmeye üye olma zorunluluğu getirmiştir.

Ortak Para Birimi

Aynı Avrupa Birliği içerisindeki EuroZone’da olduğu gibi BRICS üyeleri arasında da ortak para birimine geçiş ile ilgili fikirler ve tartışmalar mevcut. Fakat Rusya Lideri Putin’in açıklaması çerçevesinde bu durumun yakın zamanda gerçekleşmesi çok da mümkün değil. BRICS her ne kadar ekonomik bir iş birliği örgütü olsa da AB gibi siyasi ortaklık ve birlikte hareket etme güdüsüne sahip bir organizasyon değil. Özellikle BRICS üyelerinin içerisinde küresel sorunlara farklı bakışları bulunan ülkeler mevcutken. Avrupa Birliği gibi hem ekonomik hem de siyasi birlik içerisinde olan organizasyonlar da dahi farklı görüşlerin ve aktörlerin desteklendiği ülkeler mevcutken BRICS gibi bir yapının ortak bir siyasi birlik ve akabinde ortak ekonomik birliğe dönüşmesi günümüz şartlarında çok da ihtimal dahilinde değil.

Türkiye Neden BRICS’te Değil?

Türkiye hali hazırda BRICS üyesi değil, fakat gelecekte katılma ihtimali olan ülkeler arasında olduğu düşünülmekte. 2017 yılında dönemin ekonomi bakanlığından yapılan açıklamaya göre Türkiye’nin BRICS ile iş birliğinin önünde bir engel olmadığı gelecekte üyeliğin değerlendirilebileceği açıklaması yapılmıştı. Türkiye hali hazırda BRICS üyesi olan ülkelerle çeşitli ekonomik ve enerji ticareti iş birliği içerisinde. Fakat Batı kurumlarına bağlılığını da devam ettirmekte. Günümüzde çok taraflı hegemonya içerisinde Türkiye’nin BRICS’e katılması bir avantaj olabileceği gibi kendi için büyük bir Batı ekonomik ambargosunun da kapılarını aralayabilir. Şu an için en iyi durum Türkiye’nin 2. Dünya Savaşı’ndaki kurtarıcı meleği olan duruşunu devam ettirmesidir. Yani Denge Politikası.

Yorum bırakın