SEYAHAT UYGULAMASINDAN SİYASİ SİLAHA: VİZE

Her yurtdışına seyahat edecek Türk vatandaşının mutlaka kontrol ettiği bir prosedür vardır. Gideceğim ülkenin bana uygulayacağı vize uygulaması nedir? Son yıllarda birçok ülkeyle vize uygulamasını karşılıklı olarak kaldırılsa da 2020 yılında başlayan Covid-19 Pandemi süreci vize uygulamalarına ek prosedürler getirmeye başladı. Dahası vize sadece bir seyahat uygulamasıyken ülkelerin diplomatik ilişkilerinde bir siyasi silah olarak da kullanılmakta. İşte geçmişi ile vize.

Vize uygulaması ülkelerin yurtdışından gelen misafirlerine uyguladığı bir tür seyahat prosedürüdür. Ülkeye dışarıdan gelecek kişilerin ne amaçla geldiklerini ne kadar süre kalacaklarını, seyahat süreleri boyunca geçerli sağlık sigortası ve maddiyata sahip olup olmadıklarını kanıtlayan bir uygulamadır. Seyahat edeceğiniz ülke eğer size vize uyguluyorsa sizden pasaportunuz, gelir durumunuz, işiniz, seyahat tarihleriniz, ulaşım ve konaklama bilgileriniz ve hangi amaçla ziyaret edeceğinizi resmi ve gerçek evraklarla kanıtlamanızı ister. Günümüzde birçok ülke karşılıklı vize uygulamalarını kaldırsa da ya da vize uygulamalarında muafiyetlerin arttırsa da karşılıklı ve tek taraflı uygulamalar devam etmekte.

Türkiye için hayalden çok kabusa dönüşmüş olan vize uygulamaları özellikle ABD, Schengen ve Rusya gibi ülkelerle hala devam etmekte. Son 10 yılda Avrupa’ya vizesiz seyahatin önünün açılması protokolü ise AB Parlamentosunda sürüncemede. Kabusa dönüşen Schengen Vizesinin aslında baş mimarı Türkiye’dir. 1980 askeri darbesi öncesinde Türkiye’de artan sağ-sol geriliminin teröre dönüşmesi siyasi suçluların ve terörle iltisaklı kişilerin yurtdışına kaçarak izlerini kaybettirmeleri sorununu çıkardı. Terörü kontrol altına alabilmek amacıyla o zamanki adı Avrupa Ekonomik Topluluğu olan günümüzdeki AB’yle diplomatik görüşmeleri başlatmış ve 1979 yılı itibariyle Türk vatandaşlarının AET üyesi ülkelere seyahatinde vize uygulaması getirilmiştir. Schengen Anlaşması çerçevesinde genişleyen Avrupa Birliği ve Schengen üyesi ülkeler arasında serbest dolaşımdan ne yazık ki Türkiye faydalanamamıştır.

AB’nin Türkiye’ye karşı uyguladığı vize uygulamasının aslında birçok boyutu ve sebebi bulunmakta. Bunlardan bir tanesi ekonomik sorunlar. Türkiye’deki ekonomik göstergeler çerçevesinde eğer Türkiye’ye vize serbestliği uygulanırsa Türkiye’deki genç ve işsiz birçok insanın AB ülkelerine göç edeceği Avrupa genelinde işsizlik ve ucuz iş gücü sorunlarını ortaya çıkaracaktır. Bir başka boyutu ise demografi. Türkiye’de yaşayan insanların ağırlıklı olarak İslam inancında olması ve toplumun eğitim seviyesinin AB ortalamalarının altında olması olası bir vize serbestliğinde AB’ye göç edecek insanların toplumsal uyum ve dinsel farklılıklardan dolayı bir krize ve hatta toplumsal çatışmaya yol açacak olduğu kaygısıdır.

Aslında bu kaygı bir anlamda geçerliliğini yitirmiştir. 1950’li yıllarda ilk defa Türkiye’den işçi kabul eden Almanya’da günümüzde 3 milyona yakın bir Türk nüfusu bulunmakta. Ülkede bulunun Türkler Almanya’nın sanayi ve altyapı alanlarındaki gelişmelerinin en büyük destekçisi olmuşlardır. Almanya gibi Katolik ve Protestanlık inancının yaygın olduğu muhafazakâr kesimin çoğunlukta olduğu bir ülkede Türklerin herhangi bir şekilde Almanlara karşı baş kaldırısı ve çatışması olmamıştır. Fakat benzer Bir uygulamayı Afrika’daki sömürgelerini kullanarak yapan Fransa’da günümüzde siyah Afrika’dan gelmiş vatandaşlar ile Fransızlar arasında ırkçılık ve gerilim devam etmektedir.

Peki vize uygulamaları sadece bir seyahat prosedürü mü? Bu soruya farklı cevaplar vermek elbette mümkün. 2005 yılında başlayan AB’ye tam üyelik müzakereleri sürecinde vize muafiyeti başlığının 75 maddesinin 72 maddesini yerine getiren Türkiye’ye karşı AB’nin hiçbir olumlu adımı olmamıştır. Bununla birlikte vize muafiyetinde olumlu adım atılmasını bırakın vize ret oranlarında da yükselen bir trend mevcuttur. AB ile Türkiye’nin ilişkilerindeki gerilimler, Türkiye’nin dış politikada doğuya yönelimleri ve gerilen siyasi ortam AB’nin vize kartını Türkiye’ye karşı bir silah gibi oynamasına neden oluyor. Açıkçası AB bu durumdan memnun gözüküyor. Fakat vizeyi bir siyasi silah olarak kullanan başka bir ülke de olmuştur. Rusya. Suriye’de Rus Savaş Uçağının Türkiye sınırına girmesi nedeniyle Türk jetlerince düşürülmüştü. Bu olaydan kısa bir süre önce uygulamaya konan Türkiye ve Rusya arasındaki vize muafiyeti askıya alındı. 2019 yılında taraflar arasındaki yeni bir anlaşmayla vize muafiyeti tekrar yürürlüğe girmiş durumdadır.

Yorum bırakın