BAĞIMSIZ BİR MANASTIR ÜLKESİ: AYNOROZ

11. Yüzyıldan beri kendini Dünya’dan tecrit altına almış keşişlerin yaşadığı Aynoroz Orta Çağdan kalma gelenekleri ve ritüelleri ile günümüzde özerk yapıya sahip ülke. İsmi Hz. Meryem Bahçesi anlamına gelen Aynoroz(Ayion Oros) kadınların yanı sıra dişil her türlü canlının girmesinin yasak olduğu bir yer. 1912 yılında bağımsızlığını ilan eden ülke 1926 Yunan Anayasasında özerk devlet olarak statü kazanmıştır.

Yunanistan’ın Halkidiki Yarımadasında yer alan bu özerk devlet doğrudan İstanbul Fener Rum Patrikhanesi’ne bağlı durumda. Ortalama 1800 keşişin yaşadığı ülke oldukça dağlık ve engebeli bir araziye sahip ülke içerisinde 20 kadar manastır bulunmakta olup Ortodoks dünyasının önemli merkezlerinden biri. Sadece Yunan Ortodoks Manastırı değil aynı zamanda Rus Ortodoks Manastırları da bulunan ülkede ağırlıklı olarak Yunan, Bulgar, Moldovalı, Sırp, Rus ve diğer milletlerden birçok keşiş yaşamaktadır. Özerk devlet statüsü nedeniyle özellikle Covid-19 pandemisinden sonra ülkeye turistik amaçlı dışarıdan gelen misafirler için kısıtlamalar getirilmiş. Günümüzde Aynoroz’u ziyaret edebilmek için Atina’da bulunan Aynoroz Temsilciliğinden vize almanız gerekmektedir.

Tarihinde Bizans için önemli bir dini merkez olan Aynoroz İstanbul’un Latin Kuşatması döneminde sahip olduğu özel statüsü kaldırılmak istenmiştir. Bizans’ın desteğinin azalması ile iyice korunaksız hale gelen ülkede manastırların çevrelerine surlar ve kaleler inşa edilmeye başlanmıştır. Birçok kez korsan saldırısına maruz kalan Aynoroz halkı çareyi Papa’da yardım istemekte bulmuştur. 1373 yılında Osmanlı egemenliğine geçen ülkeye I. Murad Bizans’ın tanıdığı ayrıcalığın aynısını Aynoroz’a bir fermanla tanımıştır. Bu fermana dair günümüze hiçbir şey kalmamış olsa da II. Selim döneminde I. Murad’ın vermiş olduğu ayrıcalıklı statünün devam ettirileceği ve Aynoroz halkının tarla, bağ, bahçe, meyhane gibi yerlerinden yılda 70.000 akçe haraç vererek Osmanlı himayesinde güvenle yaşayacağı ilan edilmiştir. 1912 yılında bağımsızlığını ilan eden ülkede en dikkat çeken şey ise günümüzün aksine Orta Çağ yaşam tarzının hala devam ettirilmesidir.

Geçmiş dönemlerindeki kadar kalabalık bir keşiş nüfusunun bulunmadığı ülkede keşişler geçimlerini günlük hayatta yaptıkları tarla, bağcılık, odunculuk gibi uğraşlardan karşılıyorlar. 2003 yılında Avrupa Parlamentosunda ülkeye kadınların girmesine izin verilmesi oylaması Yunan kadın temsilciler tarafından da desteklense de Aynoroz halkı arasında bir infiale sebep olmuştur. Orta Çağdan kalma yaşam tarzı ve teknolojik gelişmişliğin pek de uğramadığı bu özerk devlet günümüzde daha çok müzeler veya dönem filmlerinde görebileceğiniz bir mozaiğe sahip.

Yorum bırakın